Anasayfa Biz Kimiz ? Üye Ol Foto Albüm Kızılderili Forumu Download Kızılderili Dökumanları Dumanla İletişim September 07 2008 15:31:42
SONRAKİ ETKİNLİK
KIZILDERİLİ NET KABİLESİ
2.OLYMPOS BULUŞMASI
27 Eylül - 05 Ekim
Klima + Duş + WC - Bungalow
Günlük 35 YTL
Kahvaltı + Akşam Yemeği Dahil
Yemekler Açık Büfedir.

Olympos Buluşması Yeterli Katılımın Olmamasından Dolayı Eylül Ayının Sonundaki Ramazan Bayramına Ertelenmiştir.

Katılacaklar

mavituy
Gelincik
Yuruyen Bulut
kartal tuyu
yesiltuy
tooocol
ezom
semm
Gezi Programı Tekrar Hazırlanacaktır
Ana Menü
Kızılderili Net Kabilesi
Anasayfa
Üye Ol
Kabile Konseyi
Sohbet Çadırı
Soh. Çad. Konuşmaları
Foto Albüm
Kızılderili Forumu
Kızılderili Videoları
Kızılderili E-Kart (Yeni)
Download
Döküman Ekibi
Kızılderili Dökumanları
Kızılderili Sözlüğü
Hft. Sözü ve Resmi Arşivi
Basında Biz

Kabile Projeleri
Kızılderililer ve Türkler
Benim Güzel Kabilem

Şefler ve Önderler
Oturan Boğa
Geronimo
Şef Joseph
Şef Seattle

Kızılderili Dökümanları
Kızılderili Sözleri
10 Kızılderili Yasası
Şef Seattle'ın Mektubu
Little Big Horn Savaşı
Wounded Knee Katliamı

Kızılderili Hikayeleri
İyilik ve Kötülük
Cırcır Böceği
Kızılderili ve Ay
Ağaçların Arkasını Gören
Kızılderili ve Şarkılar
Man-Hot-Tan
Ulu Manitu
İhtiyarların Makosenleri
Barış Çubuğu Efsanesi
Diğer Hikayeler

Kızılderili Filmleri
Yeni Dünya
Son Mohikan
Kurtlarla Dans
Dolaptaki Kızılderili
Into The West
Apocalypto
Pathfinder
Sage Irmağı'nda Mucize
Geronimo
Gri Baykuş

Kızılderili Kitapları
Mi Taku Oyasin
Kız Kulesindeki Kızılderili

Kızılderili Albümleri
Mohican's Chapter 1
Mohican's Chapter 2
Natives
The Red Road Ensemble
Cherokee Myth
Romances Melody
llaqtamasimusica Dalle
Craig Chaquico 1994
6 sacred spirit I2
5 Sacred Spirit I1
Spirit Winds
The Last Of The Mohicans
Indian Music
Sacred Woman
Native Healing
In Medicine River
Ceremony To Mother Earth
Shaman Of Peru
While The Eagle Sleeps

Kızılderili Yapbozları
California Teepee
Igloo
Great Basin
Navaho Hogan
Plains Tepee
Polar Beer
Seminole Home
Geyik
Buffalo
Büyük Kanyon - Arizona

Kızılderili Gazeteleri
Indian Country
Native Times
Nativechat News
Native Magazine

Kızılderili Radyoları
Radyo Gon
Radyo Native
Pow Wow Radio

Dost Kabileler
Karıncalar Turizm
Vizor Grafik
Magosa Net
Dutluoluk Kabilesi
Kule Canbazı
Sorgun Org
Yuruyen Bulut
Karınca Kararınca
LaHoya
Atatürk Forum
Don Kişot
Zirve Dağcılık
Yalnız Kartal
Cem Kerem
Bozuk Pusula

Dumanla İletişim
Dumanla Yardım
Dumanla İletişim
Linkler
Arama
Kızılderili Dükkanı

Son Eklenen Ürünler
Kızılderili Flütleri
Kızılderili Tshirtleri
Kızılderili Kolyeleri
Kızılderili Bileklikleri
Kızılderili Atesi
Kızılderililer Konusuyor
Oturan Boğa Tektir
yesiltuy Konustu
McAfee Personal Firewall Plus 2005 6.0., Sun Staroffice 8.0 Multilanguage, sale low price Adobe Illustrator CS 11.0 download oem, Altera Quartus II 4.2, Making Waves Studio 5.2, cheap buy Adobe Dreamweaver CS3 Windows 9.0.0.3453 download oem, Porno Links XP 1.4, ImTOO DVD Ripper 4.0.74.0419, download oem Corel Draw Graphics Suite X3 13.0 sale low price, MixMeister Fusion plus Video 7.0.8, DeskArtes Design Expert Series 6.0, Chief Architect 10.0 sale low price, Stone Jong 1.1, download oem Adobe Premiere Pro 1.5 sale low price, TNTmips 2006.72, Quartet X2 Music Studio GOLD 2.6, cheap buy Adobe All 21in1 2.0, ReportBuilder Enterprise For Delphi 2007 10.06 Retail, download oem PowerQuest Partition Magic 8.0 PRO, Corel Painter X 10.0.046, download oem Adobe InDesign CS2 4.0 cheap buy, Ableton Live 4.1.1, Ashlar Vellum Cobalt 8.0.823, cheap buy Waves Diamond Bundle 5.2, Model ChemLab 2.4, sale low price QuickBooks Premier Edition 2006, Cadlink SignLab Vinyl.7.1.Rev.1.Build.7, Macromedia Flash Professional 8.0 cheap buy
Sitedekiler
~unkasSitede!
~lonelywolfSitede!
~Kartal Pencesi< 5 Dk
~blackeleman00:19:59
@yesiltuy00:21:31
~Iyotanka03:11:46
~kostak04:05:25
~asozkan04:41:27
~Kurt Kani13:07:45
~gece kartali16:01:50
En Yeni Üyeler
Üye AdıKatılım
Miighan 03-09-2008
Karanlik Ejder 02-09-2008
Gerginyay 01-09-2008
mitaku oyasin 31-08-2008
ucanyele 31-08-2008
mavi_ruh 28-08-2008
VALDEMOR 27-08-2008
Pinar 27-08-2008
akinzahire 27-08-2008
KODA 18-08-2008
En Son Döküman
Mutlu Olalım Partisi 1
Kızılderililer ve On...
Anket
Kızılderili Olarak Doğsaydınız Hangi Kabileden Olmak İsterdiniz ?

Apache

Comanche

Sioux

Arapaho

Cherokee

Mohican

Kara Ayak

Navajo

Nez Perce

Cheyenne

Ankete katılabilmek için Kabileye üye olmanız yada Kabileye giriş yapmanız gerekmektedir.
Kızılderili Burçları
Kızılderili Astrolojisi

Yabankazı
Su Samuru
Puma
Kartal
Kunduz
Geyik
Ağaç Kakan
Mersin Balığı
Ayı
Karga
Yılan
Wapiti
Rastgele Video
[ Nightwish - Creek Marys Blood ] [ R. Carlos Nakai & William Eato ] [ Talha Bora Oge - Kizilderili H ] [ Sivaslı Geronimo Haberi ] [ Yeni Dünya Film Fragmanı ] [ Pathfinder Film Fragman ] [ Apocalypto Film Fragmanı ] [ Son Mohikan Violin ] [ Native American Flute Amazing ] [ Kızılderili Ruhu - Ebru Berker ]
Dumanla İletişim

MSN
yesiltuy@kizilderili.net

Ekleyen arkadaşlar çekinmesinler ben çadırının önünde oturmuş somurtgan yaşlı bir kızılderili değilim :)
Tema Vakfına Destek
Bir Fidanda Siz Dikin

Tema E-Bülten

İstatistik Paneli
Online Ziyaretçi: 4
Online Üye:
unkas, lonelywolf

Kayıtlı Üyeler: 847
Aktif Edilmemiş Üye: 0
En Yeni Üye: Miighan

Bugün: 156
Şimdi: 6
En çok online: 25
Günlük rekor: 9192
Dün: 284
Aylık: 2457
Toplam: 445678

Son 24 saat: 
























Posta Arabası
Sadece Kabile Üyeleri
Kızılderili Net Kabilesi Sponsorları
Yeni Sayfa 2

Kızılderili Net Kabilesi

Reklam Alanı

Reklam Şartları

Kızılderili Net Kabilesi

Reklam Alanı

Reklam Şartları

Kızılderili Net Kabilesi Yenilikleri ve Duyuruları

3.Bölümü İndir

2.Bölümü İndir

1.Bölümü İndir

BS Player Programını İndir

( Linkteki Hata Düzeltilmiştir. Şu anda filmi indirebilirsiniz. Film Türkçe Altyazılı olup türkçe altyazısı BsPlayer programında çıkmaktadır. BsPlayer programını da üstten indirebilirsiniz.)

Kızılderili Filmleri

Into The West isimli 6 bölümlük kızılderili dizisinin 3.bölüm tanıtımını ve 3.bölümünü sitemizin Kızılderili Filmleri bölümünden okuyabilir ve indirip izleyebilirsiniz.

Yardım Çadırı

Kızılderili Net Kabilesi olarak Yardım Çadırı kurup yardıma ihtiyacı olan kişilere özellikle çocuklarımıza yardım etmeyi planlıyoruz. Bu yönde çalışmalarımız başlamıştır. İlk yardım çadırımızı Kabilemize üye Doğan Öğretmenimizin İlköğretim 2.sınıfına geçen çocuklarımız için kurma çalışmalarımız başlamıştır.

Duyuru

Kızılderili Sözleri bölümümüz yenilenmiştir. Onlarca Kızılderili atasözlerini ve özlü sözleri okuyabilirsiniz. Eksik olan sözler de en kısa zamanda tamamlanacaktır.

Duyuru

Hostumuzda meydana gelen teknik sorunlardan dolayı üyelik başvuruları dondurulmuştur. Başvuru yapan kişiler bir kaç gün bekletilecektir. Bu durumdan dolayı başvuru yapan kızıl yürekli dostlarımızdan özür dileriz.

Köşe Yazısı

 

Köşe Yazıları bölümümüze Kızılderili Net Kabile Şefi yesiltuy 'un 5.yazısı olan "Kız Kulesindeki Kızılderililer" isimli yazısı Köşe Yazıları bölümümüze eklenmiştir.

Köşe Yazısı

 

Köşe Yazıları bölümümüze Kızılderili Net Kabile Üyelerimizden Debovah 'ın 2.yazısı olan "1/2 cm2'de Kopan Fırtına" isimli yazısı Köşe Yazıları bölümümüze eklenmiştir.

Döküman

 

Değerli büyüğümüz YALNIZ AT'ın isteği üzerine Apache'leri anlatan 48 Sayfalık bir ingilizce kaynak hazırlanmış Türkçe'ye çevrilmek üzere Kızılderili Net Kabile Çevirmeni Wakina'ya ulaştırılmıştır. Apache'lerle ilgili tüm bilgileri anlatan kaynak, Wakina'nın Türkçe'ye çevirmesi ile birlikte Kızılderili Net Kabile dökümanlarındaki yerini alacaktır.
Gelecek !

Yeni Eklenecekler

Eklenecekler Bölümü
Kalbimi Yaralı Dize Gömdüm Kızılderili Filmleri
Kızılderili Gifleri Foto Albüm
Büyükbaba Kızılderili Kitapları
Alice Gomez - While The Eagle Sleeps Kızılderili Albümleri
Kabile Yazarları

 

Yazı Gönderecek
Wounded_Knee

Yazı Arşivi

 

 


 


Yuruyen Bulut

Yazı Arşivi

 


 


kartal tuyu

Yazı Arşivi

 


Konu
Yazar Ol

Yazı Arşivi

 


Konu
Yazar Ol

Yazı Arşivi

 

Kızılderili Net Kabilesi'nde Yazar Olmak İsteyenler Dumanla Mesaj yolu ile bana ulasabilirler.

Haftanın Resmi

Resmi Gönderen : yesiltuy

Haftanın Sözü

Amerika yerlilerinin dünyasına getirilenler arasında en çok neden nefret ediyorum biliyor musunuz? Onlar bize sadece yolları ışığı ve bütün öteki icatları değil, politikayı getirdiler. Şimdi çocuklarımıza zarar veren hep politika. Herkesi birbirine düşman eden politika. Her yerde o... balık için politika, geyik için politika, yediğimiz her şeyde, yaptığımız her işte politika...

Sözü Söyleyen : Adı Bilinmeyene Yaşlı Bir Kadın - Hopi Kabilesi

Sözü Gönderen : yesiltuy

En Son Eklenen Album
Çalmak için butona tıklayın :

Enson Aktif Forum Başlıkları
Başlıklar Cevaplar Enson Forum Mesajı
Siz Kimsiniz ? 89 pocantes 06-09-2008 21:04
BEN 0 pocantes 05-09-2008 17:39
Önerileriniz 20 yesiltuy 29-07-2008 12:18
Esaret Mi Özgürlük Mü ? 1 tso-le-tsu 25-07-2008 21:22
Hayat Merdiveni 0 yesiltuy 25-07-2008 02:31
Various Artists 33 Yuruyen Bulut 19-06-2008 10:44
Various Drum Groups 2 Yuruyen Bulut 19-06-2008 09:15
Verdell Primeaux 3 Yuruyen Bulut 17-06-2008 14:27
Verdell Primeaux & Johnny Mike 1 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:58
Victor Tssessaze - Shane Pa... 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:55
Vince Redhouse 1 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:37
Vince Two Eagles 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:27
Wabanag 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:16
Wade Fernandez 2 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:10
Wade Large 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 13:01
Wahancanka 1 Yuruyen Bulut 17-06-2008 11:37
Wakinyan 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 11:33
Walela 2 Yuruyen Bulut 17-06-2008 11:23
Walkin Bull 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 11:17
Wallace Gladstone with Jack... 0 Yuruyen Bulut 17-06-2008 11:02
Antalya Yangınına Yardım Kampanyasında 122 bin YTL Toplandı
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Antalya'nın Manavgat ve Serik ilçeleri arasında 31 Temmuzda başlayan ve beş gün süren yangında tahrip olan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılması amacıyla başlatılan kampanyada şu ana kadar 122 bin YTL toplandığını bildirdi

Vali Alaaddin Yüksel başkanlığında, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nde Orman Yangınları Değerlendirme Toplantısı yapıldı. İldeki resmi kurum ve kuruluş müdürlerinin katıldığı toplantının basına açık bölümünde konuşan Vali Yüksel, Manavgat-Serik yangınıyla ilgili ayrıntılı bilgi verdi.

Vali Yüksel, bölgenin süratle ağaçlandırılacağını ve bir karış toprağın bile amaç dışı kullanılmayacağını bildirdi. Yurt dışı ve yurt içinden bölgenin ağaçlandırılması konusunda iyi niyetli talepler geldiğini, bazı kişilerin bölgede 10-20 dekar alanı tek başına ağaçlandırmak istediğini ifade eden Vali Yüksel, şunları söyledi:

“Ancak yanan alan, yalnızca orman teşkilatı vasıtasıyla tek elden ağaçlandırılacak. Bölgede orman teşkilatı dışında hiç kimsenin tasarrufuna izin vermeyeceğiz. Orman Genel Müdürlüğü ile Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü geçtiğimiz günlerde havadan tespitlerini yaptı. Yanan alan ve ağaçlar tek tek numaralandırılacak. Tüm resmi kurumların elindeki dozer, greyder ve diğer iş makineleri orman teşkilatının emrine verilecek. Sonbaharda, ağaçlandırma sezonunun başlamasıyla birlikte yoğun çalışma başlatılacak. Bölgeyi tüplü fidan dikme veya tohum atma yöntemiyle kısa sürede yeniden yeşillendireceğiz. Öncelikle köylere bakan tepelikler ağaçlandırılacak.”

YARDIM KAMPANYASI

Vali Yüksel, bölgenin yeniden ağaçlandırılması amacıyla Çevre ve Orman Bakanlığı'nın önceden başlattığı seferberliğe Antalya'nın da dahil edilerek devam edildiğini, SMS yoluyla da vatandaşların bağışlarının alındığını kaydetti. Antalya'da devlet bankalarında yardım için hesaplar açıldığını, yardım etmek isteyenler için tüm kanalların kullanıldığını kaydeden Vali Yüksel, şu bilgileri verdi:

“Yardım kampanyalarında şu ana kadar 122 bin YTL elde edildi. Bunun 37 bin YTL'si Antalya'daki kamu kurumlarında çalışanların maaşlarından yaptıkları 5'er YTL yardım ile toplandı. Antalya'daki meslek odaları da büyük miktarda bağış yapmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki günlerde, meslek odalarıyla birlikte düzenleyeceğimiz toplantıda bu konuda açıklama yapılacak.”

YENİ STRATEJİ

Yangınların genellikle yerleşim birimleri yakınlarında çıktığına işaret eden Vali Yüksel, bu nedenle devletin, ağaçların yanı sıra yerleşim birimlerinde vatandaşların can ve malını da koruması gerektiğini vurguladı. Orman yangınlarıyla mücadele stratejisinin bu doğrultuda yeniden ele alınması gerektiğinin altını çizen Vali Yüksel, şöyle konuştu:

“Orman içi ve mücavir alanlardaki yerleşim birimlerinin yapıları yeniden ele alınmalı ve binalar yangına dayanıklı malzemeden yapılmalı. Bu konuda yasal müeyyide uygulanmalı. Yerleşim birimlerinin etrafı da alevlere dayanıklı ağaç türleriyle çevrilmeli.

Ormanlardaki bitki örtüsünün küresel ısınma tehdidini de göz önüne alarak, yeniden ele alınması ve ağaç türlerinin yangına dayanıklı, geniş yapraklı ağaçlardan seçilmesi gerekiyor. Ülkemizin genelindeki kızıl ve kara çamlar yangına hazır bomba misalidir. bu konuda üniversiteleri de göreve davet ediyorum.”

Vali Yüksel, yanan ağaç miktarının, hava çekimleriyle yeniden belirleneceğine değinerek, yangının çıkış nedeniyle ilgili iddialar konusunda jandarmanın çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Vali Yüksel, “Ormanın en iyi dostu insan olduğu kadar, ormanın en büyük düşmanının da insan olduğunu unutmamalı ve eğitime önem vermeliyiz” dedi.

Rusya, Finlandiya ve Kanada'da küresel ısınmayla ilgili yapılan bir araştırmanın, küresel ısınmanın ilk kurbanlarının Akdeniz çanağındaki ülkeler olacağını ortaya koyduğunu da belirten Vali Yüksel, bu nedenle çalışmaların bu doğrultuda planlanması gerektiğini vurguladı.

YANGININ VERDİĞİ HASAR VE YAPILAN YARDIM ÇALIŞMALARI

Vali Yüksel, Manavgat-Serik yangınıyla ilgili devletin tüm yapılanması içerisinde, tüm kurum ve kuruluşlarıyla çok etkili çalışma sürdürüldüğünü belirtti. Çalışmaların “Hayatın normale döndürülmesi” ve “bölgenin yeniden ağaçlandırılması” ana başlıklarında yürütüldüğünü anlatan Vali Yüksel, şunları kaydetti:

“Yanan alanlar derhal ve en kısa sürede ağaçlandırılacak. Hayatın normale döndürülmesi çalışmalarını tüm kurum ve kuruluşlar destekliyor. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü bölgede hasar tespiti yaptı. Genel hayatın yüzde 70'inin yangından olumsuz etkilendiği belirlenerek, bölge afet bölgesi ilan edildi. Hasar tespit çalışmalarında 76 ev, 94 ahır ya da depo, bir cami, bir köy konağı, bir ilköğretim okulu ve lojmanının kısmen veya tamamen yandığı, 50 büyük ya da küçükbaş hayvan ile 106 arı kolonisinin telef olduğu, ahır ve depolardaki 171 ton, arpa, buğday ve yulaf, 352 ton yem ve çoğunluğu zeytin olmak üzere 100 bin meyve ağacının yandığı, toplamda 664 çiftçi ailesinin yangından zarar gördüğü belirlendi. Tarım İl Müdürlüğü çiftçilerin zararının toplam 5.4 milyon YTL civarında olduğunu saptadı.”

Yangında Ali Deniz (71) ile Osman Kahya (64) adlı iki vatandaşın can verdiğini de hatırlatan Vali Yüksel, bu kişilerin cenazelerinin hala Adli Tıp'ta olduğunu DNA testleri ve raporun henüz sonuçlanmadığını açıkladı. Yüksel yardım çalışmalarıyla ilgili olarak da şu bilgileri verdi:
“Bölgede yangının dumanları tüterken, vatandaşlarımızın gözünde bir damla yaş kalmaması için el ele tutuşarak, yaraları saracağımızı söyledik. Bu konuda tüm kurumlar birlikte hareket etti. Obakent kuruldu ve sıcak yemek verilmeye devam ediliyor. Obakentlerde buzdolabından vantilatöre kadar tüm ihtiyaçlar giderildi. Kızılay ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ortak hareket etti.
Başbakan'ın talimatıyla ilk etapta evleri yananlara 2 bin, ahır ya da depoları yananlara biner YTL dağıtıldı. Tarım İl Müdürlüğü hayvanları telef olanlara büyük ya da küçükbaş hayvan ile arı kolonilerini verdi. Denizli ve Konya'dan arpa, buğday, yulaf ve yem satın alınarak, mağdur vatandaşlara dağıtıldı.”

Vali Yüksel, vatandaşlar nelerinin yandığını beyan etmişse, hiç bir araştırma yapmadan, beyanları doğrultusunda zararlarının tazmin edildiğini söyledi. Yüksel, yanan zeytin ağaçlarının yerine fidan dikme sezonu olan kasım ayında zeytin fidanı dağıtılacağını bildirdi. Yüksel, “Yanan evlerin yerine de TOKİ ya da Bayındırlık ve İskan Bakanlığı eliyle afet konutları yaptırılacak. Evini kendisi yapak isteyene de kiremit, tuğla, demir verilecek. Sene sonu olmadan, yağmur çamur başlamadan evler hak sahiplerine teslim edilecek” diye konuştu.

Kaynak : Hürriyet Haber
Kuşadası'nda Kızılderili Mezarı Sergilendi
Aydın'ın Kuşadası ilçesinde, reklam amacıyla Kızılderili mezarı sergilendi. Atatürk Meydanı sahil kenarında oluşturulan Şayan kabilesi mezarının içine iskelet koyuldu.
Belediyeden aldıkları izinle Kızılderili çadırı kuran ve Şayan mezarı oluşturan girişimciler, amaçlarının insanlara bu kültürü tanıtmak olduğunu, satışlardan da gayet memnun olduklarını belirtti. Kuşadalıların yanısıra yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği standda Kızılderili kabilelerinin doğum ve ölüm gibi önemli günlerini anlatan aksesuarlar, giyim eşyaları ve daha birçok eşya tanıtıldı ve satışa sunuldu. Çadırdan yükselen dumanlar da ilgi çekerken tatilciler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

İlgiden çok memnun kaldığını belirten stand sorumlusu Necati Ankara, ''Kızılderili kültürünü, görüntülü ve yazılı olarak anlatmaya çalıştık. En çok ilgiyi Şayan mezarı görüyor" dedi.

Kaynak : CHA
Kızıl Yürekli Doğa Savaşçıları Yangına Karşı Savaş Veriyor !


Son Dakika : Musa Dağı'nda başlayan yangın söndürüldü. Yaklaşık 5 gün boyunca etkisini sürdüren ve 100 Hektarlık bir ormanı kül eden Olympos yangını söndürüldü. Soğutma çalışmaları aralıksız sürüyor. Helikopterler 5 dakikada bir yanan alanlara su döküyor..

Güncelleme : 06 Ağustos 18:30


Yuruyen Bulut

Dünya çapındaki tatil bölgesi olan Olympos’a sıçramasından endişe edilen Musa dağındaki yangına Olympos halkı da destek verdi. Kızılderili Net Kabile Savaşçılarından Yuruyen Bulut’un ve İstanbul’dan Olympos’a tatile gelen uçantüy’ün de ( İbrahim Bardakçı ) yangını söndürme çalışmalarına katıldığı ve Olympos bölgesi civarına sıçramaması için yangını kontrol altına almaya yardım ettikleri öğrenildi. Yangın söndürme çalışmaları sırasında ayağından yaralanan Yürüyen Bulut, Zirve Dağcılık İlk Yardım müdahalesi ve yangın söndürme müdahaleleri ile ilgili bilgilerini kullanarak kontrol altına almaya çalıştığını ve yangının Olympos’un ters yönündeki tepelere sıçradığını, kendilerinin Adrasan ile Olympos bölgesi arasındaki yangını kontrol altına aldıklarını dile getirdi. Helikopterlerle havadan da müdahale yapılan yangın hala henüz söndürülemedi. Yangından sonra Musa Dağı’nda bulunan Likyalıların ilk yerleşim yerlerinden olan ve bozulmadan günümüze kadar kalan Olympos antik kentinin kalıntılarının ve yürüme parkurlarının bulunduğu dağın büyük bölümünün kül olduğu söyleniyor.

Yangın Resimlerine Bakmak İçin alttaki Yorumlar yazısına tıklayınız

Kaynak : Kızılderili Net Kabilesi

Antalya'da Çıkan Yangın Söndürülemiyor
Antalya'nın Manavgat ilçesi yakınlarındaki Karabük köyünde başlayan ve Serik ilçesine doğru ilerleyen orman yangını devam ediyor. Jandarma, vatandaşlardan bazı evler ve hayvan barınaklarının yandığı Serik'in Karataş köyünün boşaltılmasını istedi. Jandarma araçlarından yapılan anonsta, alevlerin yeniden Karataş köyüne doğru ilerlediğini belirtilerek, ''Köyü terk edin. Bölgeyi boşaltın. Ana yoldan Sarıabalı köyüne doğru ilerleyin'' uyarısı yapıldı. Jandarma ekipleri, Karataş köyündeki gazetecilere de bir an önce köyü terk etmeleri uyarısında bulundu. Bölgedeki AA muhabirleri Deniztepesi, Bucakköy, Akbaş köyleriyle çevredeki diğer küçük yerleşim birimlerinde vatandaşların eşyalarını traktör römorkları, kamyon, kamyonet ve bulabildikleri diğer araçlara yüklediklerini ve her an köylerini terk etmek üzere beklemeye başladıklarını bildiriyor.

''TÜRKİYE'NİN HER YERİNDEN TAKVİYE GELİYOR''

Orman Bölge Müdürü Recep Kaşan da AA muhabirine, yangını söndürebilmek amacıyla canla başla çalıştıklarını, ancak rüzgarın ve düşük nem oranının çalışmalarını güçleştirdiğini bildirdi. Türkiye'nin hemen hemen bütün illerinden yardım gönderildiğini belirten Kaşan, ''Türkiye'nin her yerinden takviye ekipler gelmeye devam ediyor'' dedi. Recep Kaşan, bölgede çok geniş bir alanda söndürme çalışmalarının sürdüğünü, İstanbul Büyükşehir Belediyesinden pelikan diye adlandırılan uçakların söndürme çalışmalarına destek amacıyla gönderildiklerini bildirdi.

ENKAZDAN CESET ÇIKMADI

Bu arada, Karataş köyünde kayboldukları bildirilen Ali Deniz ile Osman Kahya'nın yanan evlerinin enkazında yapılan aramada sonuç alınamadı. Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, enkazda ceset bulunmadığını belirterek, çalışmalarını sona erdirdi.

KIZILAY ÇALIŞIYOR

Kızılay da, bölgede yardıma ihtiyaç duyan vatandaşların tespiti için çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede çadır kuracak, vatandaşlara battaniye ve gıda yardımı dağıtacak Kızılay ekiplerinin planlalamalarının sürdüğü belirtildi.

ANTALYA'DAN VATANDAŞLAR YANGIN BÖLGESİNE GİDECEK

Bu arada, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şubesi, üyeleri ve vatandaşlara çağrıda bulunarak, söndürme çalışmalarına destek olmak amacıyla Antalya'dan otobüs kaldırılacağını duyurdu. Telefon ve elektronik posta aracılığıyla kısa sürede duyurulmaya çalışılan çağrı metninde, Muratpaşa Belediyesi'nden sağlanan otobüslerle Cumhuriyet Meydanı'ndan hareketle yangın bölgesine gidileceği duyuruldu. Dernek Başkanı Hediye Gündüz, Orman Bölge Müdürlüğü ile irtibat kurduklarını, yangın bölgesine gidecek vatandaşların bizzat söndürme çalışmalarına katılmayacaklarını, ancak söndürme ekiplerinin her türlü ihtiyaçları için çalışacaklarını söyledi. Gündüz, ''Arkadaşlarımız işçilere yardım edecek. Onların ihtiyaçlarını gidermek için çaba gösterecekler'' dedi.

RÜZGAR DEVAM EDECEK

Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkilileri de, bugün Antalya'da hava sıcaklığının en fazla 39 derece olduğunu belirterek, nem oranının da yüzde 11 civarında seyrettiğini kaydettiler. Akşam saatlerinde nem oranının yüzde 30-40 civarına yükselmesi beklendiğini ifade eden yetkililer, şu bilgileri verdi: ''Antalya'da kuzeyden 20-25 kilometre hızla esen rüzgarın akşam saatlerinde hızını azaltması bekleniyor. Yarın öğle saatlerine kadar rüzgarın kuzey yönden eseceğini tahmin ediyoruz. Rüzgar, yarın öğle saatlerinden sonra güneyden esmeye başlayacak. Nem oranı ise artacak.''

Kaynak : www.haberturk.com
Yerli Yatırımcı Kızılderililer Pazarı Keşfetti
`Yerli` yatırımcı kızılderililer pazarı keşfetti

Her şey, Prof. Dr. Türker Özdoğan`ın Türkler ile kızılderililerin aynı ırktan geldiklerine dair `efsane`yi araştırması ve sonrasında yaşanan bir dizi tesadüfle başladı. MAKSAT HEM ZİYARET HEM TİCARET

Her şey, Prof. Dr. Türker Özdoğan `ın Türkler ile kızılderililerin aynı ırktan geldiklerine dair `efsane`yi araştırması ve sonrasında yaşanan bir dizi tesadüfle başladı. Kızılderililerin ilk kez yurtdışına çıkmasına ve Türkler ile kızılderililer arasında kültürel köprülerin kurulmasına kadar uzanan ve geçtiğimiz hafta birçok gazetenin sayfasını renklendiren bu tesadüfler zincirinin bir parçası olan Yalova `daki `11. Türk Boyları Kültür Şöleni `nin gözlerden kaçan bir de perde arkası vardı. Bu buluşma Türk iş dünyasına da yeni iş fırsatlarının kapısını araladı.

`Türk soyundan geliyoruz. Burada Amerika `daki akrabalarımızdan bile daha sıcak karşıladılar. Çok duygulandık. Bu ilişkilerimizi arttırmak ve ticari ortaklıklarla kurumsal hale getirmek istiyoruz. Oluşan bu süreci çocuklarımıza da taşımalıyız. Bunun en güzel yolu bu güzel ilişkileri, ticari anlaşmalarla kurumsal hale getirmek` diyen Kızılderili Oneida kabilesi lideri Brian Paterson , birçok firma ile ikili görüşmeler yaptıklarını söylüyor. Sarar , Güngör Plastik bu firmalardan sadece ikisi. Sarar ile bayilik ve özel tasarımlar için masaya oturan Kızılderililer , Kapalıçarşı başta olmak üzere bir çok yerden otantik kilimler aldı. Güngör Plastik`in fabrikasını gezerek iş modellerini görüştü.

Kızılderililere Türkiye `de ev sahipliği yapan Türker Özdoğan , `Buraya Türkiye `deki akrabalarını görme mutluluğu ile geldiler. İlişkiler kültür, eğitim, ticaret ayaklarına kurulacak ve gelişecek` diyor. Amerika `nın turizme en elverişli bölgelerinde Kızılderililerin yaşadığına dikkat çeken Özdoğan , `Önümüzdeki süreçte turizm alanında da işbirliği yapmayı düşünüyorlar` diye konuşuyor.

Atatürk `ün de çalışmaları var

Kim derdi ki; `Kızılderililer Türk soyundan gelir` efsanesi bir gün Kızılderililer tarafından kabul edilecek... `Türkler `e, akrabalarımızı ziyarete gidiyoruz diyerek`, Türkiye `ye ziyarete gelecekler ve `Burada Amerika `daki akrabalarımızdan bile daha sıcak karşılandık. Bu mutluluğu çocuklarımıza da yaşatmalıyız` diyecekler... Hatta `İlişkilerimiz sürekli olmalı` diyerek Türkiye `de birçok ticari anlaşmaya imza atacak, üniversitelerarası öğrenci değişim programını uygulamaya koymak için kolları sıvayacaklar...

Kızılderililer ile yaşanan bu sıcak gelişmeler, hayli ilginç tesadüflere dayanıyor. 1970 yılında Amerika `ya master öğrencisi olarak giden Prof. Türker Özdoğan , kızılderililer ile Türkler `in akraba olduğuna inanıyor. Atatürk `ün bu konuda çalışmaları olduğunu belirten Özdoğan , kendisinin de işin başından beri çalışmalarını Atatürk `ün bu fikirlerine dayandırdığını söylüyor. Kızılderililerle Türkler `in ortak özellikleriyle ilgili bilgi veren Özdoğan , `Örneğin hava, su gibi temel kelimelerimiz aynı kökenden. Kilim, seramik motiflerimiz neredeyse aynı. Dini inançları şamanizmle birebir` diyor.

Özdemir, 1995 yılında bir sergi açarak, Türkler ile Kızılderililerin ortak kullandığı figürlere de sergide yer vermiş. Bu figürlerin sergiyi ziyaret eden Amerikalı bir antropologun dikkatini çektiğini anlatan Özdoğan , hikayenin gerisini şöyle anlatıyor:

`Bunun normal olduğunu anlatıp, Türkler ile Kızılderililerin aynı soydan geldiğine dair fikirlerimi paylaştığımda, kendisi şaşırdı ve istediğim takdirde beni Kızılderili kabile reisi ile tanıştırabileceğini söyledi. Kabile reisi ile tanışmak için toplantıya gittik. Reis gecikti, geciktikçe benim heyecanım arttı. Gece reis geldi. Bir baktım ki benim üniversiteden arkadaşım Frank . Frankla üniversitede okurken oda arkadaşlığı yaptık ama Kızılderili olduğunu bilmiyordum.`

Kızılderililer Türkiye `de sadece kültürel ilişkilerde de bulunmamış. 15 günlük Türkiye seyahati sırasında Türk firmalarla ilk ticari anlaşmalar için imzalar bile atılmış.

Amerika `da casino işletmeciliğinden ticarete kadar birçok alanda büyük paralar kazanan Oneida Kızılderilileri , Türkiye `de özellikle tekstil, plastik ve kilim gibi ürünlere yoğun ilgi göstermiş.

Amerika `da Kızılderili kilimleri yoğun rağbet görüyor. Türk kilimlerinin Kızılderili kilimlerine çok benzediğini anlatan Özdoğan , `Kızılderili kilimleri, Amerika`da buradaki fiyatın 10 katı. Bu nedenle kilimleri artık buradan almak istiyorlar. Bu gelişimizde büyük alımlar yaptılar. Yeni alımlar için tekrar gelecekler` diyor.

Vücut yapıları benziyor

Kızılderililerin seyahati sırasında onları karşılayan ve geziye sponsorluk desteği veren Sarar Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar da, `Amerika `da zaten temsilciliğimiz vardı. Bu görüşmelerle Kızılderililere mal satmaya başlayacağız. Bayilik de istiyorlar. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor` diyen Sarar , Kızılderililerle Türkler `in vücut yapılarının birbirine çok benzediğini belirterek, `Bu nedenle bizim ürünlerimizi çok seviyorlar. Hatta onlar için bazı özel elbiseler de dikiyoruz` diyor.

Kızılderililerin Amerika `da plastik fabrikaları da bulunuyor. Güngör Plastik`in sahibi Yavuz Güngör de, kendisini ziyarete gelen Kızılderilileri fabrikasını gezdirmiş. Bu gezinin kültürel bir gezi olduğunun altını çizen Güngör , `Şu anda biz onları ağırlıyoruz, ileride münasebetler devam ederse ticaret yapabiliriz` diye anlatıyor.

Öğrenci değişim programları başlayacak

Yaklaşık 2 haftadır Türkiye `de bulunan Kızılderili Oneida kabilesi lideri Brian Paterson ise, Türkiye `yi çok sevdiklerini vurgulayarak, kurulan bu diyalog köprüsünden çok memnun olduklarını anlatıyor. Paterson , `Oluşan bu süreci çocuklarımıza da taşımalıyız. Bunun en güzel yolu bu güzel ilişkileri, ticari anlaşmalarla kurumsal hale getirmek` diye konuşuyor.

Amerika `da kendilerine ait üniversiteleri bulunan kızılderililerle, eğitim alanında da işbirliği gündemde. Bu üniversitelerle Türkiye `deki üniversiteler arasında öğrenci değişim programları yapılması için şimdiden çalışmalara başlanmış bile.

Yakın bir zamanda öğrenci değişimi ile Kızılderili okullarında Türk öğrencileri, Türk okullarında da kızılderili öğrencileri görmek mümkün olacak.

`Gelişen bu ilişkileri çocuklarımıza da aktarmak istiyoruz` diyen Brian Paterson , bunun için öğrenci değişim programının büyük bir adım olacağını vurguluyor.

DNA `lar birebir uyuyor

Kızılderililerin ve Türkler `in akrabalık ilişkileri, antropologlar ve genetik bilimciler tarafından uzun süredir araştırılıyor. Dönem dönem Türkiye `nin gündemine giren bu konu, son olarak 2008 yılı başında Türk doktor Levent Bozatlı`nın DNA `sının Oneida Kızılderilileri ile aynı olması haberi üzerine girdi.

26 Ocak 2008`de İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından New York Türk Evi `nde, `Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar` konulu bir toplantı düzenlenmişti. Toplantıya, George Washington Üniversitesi `nden Prof. Dr. Türker Özdoğan , Georgetown Üniversitesi Antropoloji Bölümü`nden Marjorie Mandelstam Balzer, Michigan Üniversitesi `nden Timur Kocaoğlu gibi akademisyenler ve Kuzey Amerika Kızılderilileri Başkanı Brian Paterson gibi konuyla ilgilenen uzmanlar katılmıştı.

Bering Boğazı `ndan geçtiler

Türker Özdoğan gibi bazı bilimadamları, Sibirya `da yaşayan Uygur asıllı Türk grupları MS 1233`te Bering Boğazı `ndan göçerek Anadolu `nun yanı sıra, Amerika Kıtası `na gittiğini söylüyor. Daha önce bu teori dillendirilse de ispatlı DNA ve Y kromozomu çakışmasından sonra ciddiyet kazanmış. Amerikan Türk Dernekleri de bu akrabalık bağlarını kültürel ilişkiyi araştırma boyutlarına taşımış.

Optimal Sağlık Kliniği `nin kurucularından Levent Bozatlı, kendine ait sonucun anti aging testleri sayesinde tesadüfen ortaya çıktığını söylüyor. Levent Bozatlı, eşi Hande Bozatlı ile birlikte 7-8 yıl önce Oxford Ancestors Laboratories`de çeşitli testlerin yanısıra gen hastalıklarını bilmek amacıyla DNA `larına da baktırmışlar. Eşinin DNA yapısı Anadolu iken, Levent Bozatlı`nın DNA `sı orijini Sibirya ve Bering olan Djigonasee klanı çıkmış. Ancak bu konunun üzerinde durmamışlar. Ama ocak ayında ABD `de yapılan Amerikan yerlileri ve Türkler `in ortak bağları toplantısında, Levent Bozatlı`nın DNA belgesi istenmiş ve Bozatlı toplantıya çağrılmış. Toplantıyı düzenleyen IUMEZUSA Derneği için belgenin önemi, DNA ortaklığı konusunda ellerindeki bilimsel olan ilk belge olmasıymış.

`Kızılderililer Türktür` deme iddiamız yok

Kızılderili misafirlere Türkiye `de ev sahipliği yapan Hande Bozatlı ise, `11. Türk Boyları Kültür Şöleni `ne Kızılderililerin davet edilmesiyle ilgili olarak, `Tarihte bir zamanda, biz aynı etnik kökende insanlar birbirimize `hoşçakal` diyerek, diğer bölgelere göçmüş ve başka orijinli insanlarla karışmışız. Burada amaç Kızılderililerin Türk olduğunu iddia etmek değil, ancak Sibirya bölgesinden gelen Türkler , bazı Kızılderili gruplarıyla aynı kökenden. Bu tür toplantıların faydası 2 toplum arasında sosyal, kültürel ilişkinin artırılmasıdır` diyor.

ABD vatandaşlığından çekildiler

Bugün ABD `de, hükümet tarafından resmen tanınan 554 Kızılderili kabilesi bulunuyor. 1952 yılına kadar `Rezervasyon` denilen toplama kamplarında yaşamaya zorlanan Kızılderililerin , bugün yaklaşık yüzde 85`i rezervasyonların dışında çıkmış. Artık Amerika `da her büyük kentin kendi Kızılderili toplumları bulunuyor. 2007 yılının aralık ayında, en önemli Kızılderili kabilelerinden biri olan Lakota Siyuları, ABD vatandaşlığından çekildiklerini ve kendi devletlerini kuracaklarını ilan etmişti. Toprakları 5 ayrı ABD eyaletinin sınırları içerisinde olan Lakotalar`ın bu girişiminin sonuçları henüz kesinleşmemekle birlikte, Kızılderililerin büyük soykırımdan bu yana ilk bağımsızlık girişimleri olarak tarihe geçti.

Siyasi güçleri fazla

ABD `de Kızılderililer genellikle kumarhane işletiyor ve benzin istasyonu çalıştırıyor. Kabile sistemi olduğu için önemli bir siyasi güçleri var. Hatta ABD `de Demokrat Parti adayları Obama ve Hillary Clinton arasındaki çekişmede, Kızılderili oylarının Obama `yı öne çıkardığı iddia ediliyor. Kızılderililer , ekonomik olarak birbirleri ile ticaret yapmayı tercih ediyor. Kızılderililer son zamanlarda spora da ilgi duymaya başlamış. Amerikan Bayanlar Ulusal Basketbol Birliği`nde (WNBA ) tek bağımsız takım, sahibi bir Kızılderili kabilesi olan Mohegan Sun . Connecticut eyaletindeki Mohegan Kabilesi 2003`te Orlando Miracle kulübünü satın aldı ve artık maçlarını Mohegan Sun adlı devasa Casino ve eğlence kompleksindeki salonda oynamaya başladı. O tarihten önce WNBA `deki bütün takımlar bir NBA kulübüne aitti.

ABD `de yok olan kabilelerin ürünlerde yaşayan isimleri

- Cherokee : Chrysler tarafından üretilen bir Jip.

- Apache : ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir helikopter markası ve ayrıca bilgisayar donanım ürünleri üreten bir marka, bir server ismi.

- Comanche : ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir helikopter markası, Chrysler `in ürettiği bir kamyonet modeli.

- Chevrolet : Dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden bir ABD firması.

- Corvette : Chevrolet markasının spor modeli.

- Pontiac (Ünlü Kızılderili Şefi): 80`li yılların ABD kaynaklı en meşhur spor araba markalarından biri.

- Chayanne: Porsche `nin ilk kez ürettiği Jip`e verdiği isim.

- Fox : ABD `de bir TV kanalı.

- Kentucky : Kökeni, Iroquois Kızılderilileri `nin kullandıkları dilde `ken-tah-ten` sözcüğünden gelen ve `Yarının Ülkesi` anlamına gelen kelime . Aynı zamanda tüm dünyaya yayılmış Kentucky Fried Chicken restoranlar zincirinin ismi.

Mehmet Nayır -Referans

Arılar çok çalışmaktan ölmüş
Arı nufüsunun fazla bal için aşırı çalıştırılmalarından azaldığı ortaya çıktı.

TEMA Vakfı'nın ''Türkiye Arıcılığındaki Tehlikeler'' raporunda, Türkiye arılarında ''yanlış arıcılık uygulamaları ve olumsuz iklim koşulları nedeniyle son iki kışta yüzde 50'yi geçen koloni kayıpları yaşandığı ve bal üretiminin düştüğü'' belirtildi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, raporda, Türkiye'deki 4,5 milyon bal arısı kolonisinin, koloni başına 17 kilogram bal verdiği ve yılda 50-60 bin ton bal üretildiği kaydedildi.

Türkiye'deki 20 koloniden sadece bir tanesinin ana arısının değiştirilebildiği belirtilen raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Bu ana arıların da damızlık vasıfları ve kaliteleri kontrol edilemedi. Türkiye'de bal kalitesi denetimi yok denecek kadar yetersiz ve göstermelik. Ticari früktozlu ve sakarozlu ballar yaygın olarak pazarlanıyor. Yanlış arıcılık uygulamaları ve olumsuz iklim koşulları nedeniyle son iki kışta yüzde 50'yi geçen koloni kayıpları oldu, bal üretimi düştü. İhracat durdu, ithalat başladı.''

-''BİR DAMLA BAL İÇİN 120 BİN ÇİÇEĞE ZİYARET''-

Raporda, bal arılarının nektar ve polen toplamak için çiçekleri ziyaret etmesinin, onların döllenmesini ve ürünün oluşmasını da sağladığı belirtilerek, arıların bir damla bal üretimi için yaklaşık 120 bin çiçeği ziyaret ettikleri kaydedildi.
Bitkilerin gelişmesinde, tarımsal ürünlerin oluşmasında ve hayvancılığın ana girdisi yem bitkilerinin veriminde, arıların, su ve gübre kadar önemli olduğu ifade edilen raporda, ''Özellikle zararlı böcek mücadelesi yapılan tarım alanlarında diğer dölleyici böceklerin ölmesi nedeniyle döllenmede mutlaka bal arısına ihtiyaç duyulduğu'' vurgulandı.

Raporda, Türkiye'nin bir kıta gibi yedi ayrı iklim özelliği gösterdiği, 12 bin bitkisinin büyük bölümünün nektarlı ve polenli olduğu hatırlatılarak, bozuk mera ve orman alanlarının rehabilite edilmesine paralel olarak ballı bitkilerin miktar ve çeşit olarak daha da artacağı vurgulandı.

-''AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ'' -

Türkiye'de eğitim, damızlık, arı sağlığı ve bal kalitesinin kontrolü gibi önemli sorunlar bulunduğu ve arıcılığın usta çırak ilişkisiyle öğrenildiği ifade edilen raporda, modern arıcılık tekniklerinin hala üretici tabanına benimsetilemediği savunuldu.
Her yıl Türkiye'de damızlık değeri yüksek en az 2,2 milyon ana arı kullanılması gerektiği ve TÜBİTAK'ın yürüttüğü bir araştırma sonucunda Bitlis'te yüzde 42, Diyarbakır'da yüzde 49, Hatay'da yüzde 52 oranında ''Amerikan yavru çürüklüğü'' tespit edildiği bildirilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Avrupa Birliği mevzuatına göre, 'Amerikan Yavru Çürüklüğü' görülen kolonilerin yakılması gerekir. AB'ye uyum kuralları gereği Bakanlar Kurulu 'Bu mevzuata uyacağım' diye imza atmıştır, ancak Türkiye'de böyle bir uygulama başlatılamamıştır. Üretimde neredeyse sağlıklı koloni yokken Tarım Bakanlığı'nda arı hastalıklarını teşhis edip doğru tedaviyi önerecek teçhizli ve yetkili bir arı hastalıkları laboratuvarı bulunmamaktadır. Yaygın olan hastalıklara karşın ülke genelinde uyulması gereken tedbirlerle ilgili bir politika da geliştirilememiştir. Üreticiler yoğun arı hastalıkları ile bulaşık kolonileri tedavi etmek amacı ile pek çok kimyasallar kullanmaktadırlar.''

-''PETEKLER, PETROL ÜRÜNÜ NAFTALİN VE PARAFİNDEN''-

Türkiye'de naftalin kalıntısız ve parafin katkısız temel petek bulunmadığı bildirilen raporda, bu peteklerin balla birlikte tüketildiği iddia edildi.
Naftalin ve parafinin petrol ürünü ve kanserojen olduğu, petekli bal tüketim alışkanlığına sahip tüketicilere temel petekler olmadan petekli balları nasıl yiyeceklerinin anlatılması gerektiği vurgulandı.

Üreticilerin ise son yıllarda sakarozun yerine daha ucuz olduğu için glikoza ve früktoza yöneldikleri belirtilen raporda, şunlara yer verildi:

''Bu sahtecilik daha da yaygınlaşmış, hiç arı görmemiş ticari şekerler doğrudan bal diye satılır olmuştur. Ticari glikoz ve früktozun piyasa değeri 1 YTL civarındadır. Bu sanayi ürünleri doğrudan veya doğal balla karıştırılarak en az 7-8 YTL ye bal diye satılmaktadır. Bu durum şekersiz bal üreten ve pazarlayanların aleyhine haksız bir rekabet yaratmaktadır. Nitekim binlerce doğal bal üreticisi balını maliyetinin altında satmak mecburiyetinde kaldıkları için üretimden vazgeçmişler ve arıcılığı bırakmışlardır. Diğer taraftan bal diye ticari früktoza kilogram başına en az 7-8 YTL ödeyen tüketici kandırılmaktadır.''

-ARI ÖLÜMLERİ YÜZDE 50-60'LARA ULAŞTI-

Türkiye'de son iki yıldır kitlesel arı ölümleri görüldüğü, ilk olarak 2007'de Hatay'da 32 bin koloninin öldüğü anımsatılan raporda, Adıyaman, Ardahan ve Ankara'da yüzde 50- 60'lara varan arı ölümlerinin gerçekleştiği bildirildi.

Son yıllarda ülke genelinde yaşanan kuraklığın arıcılığı olumsuz etkilediği, 2006 ilkbaharında yaşanan soğukların arı florasını dondurduğu ve kolonilerin de sonbaharda genç nesil yetiştiremedikleri aktarılan raporda, damızlık arıların geniş ölçekli kullanılmaması, kullanılanların vasıfsız olmaları, arı hastalıklarının yaygınlığı ve arıların ''Genetiği Değiştirilmiş Organizma'' (GDO) içeren früktozla beslenmeleri gibi nedenlerden hassaslaşan ve zayıflayan kolonilerinin yaşanan olumsuz iklim koşullarının da tetiklemesi ile öldükleri kaydedildi.

Raporda, şöyle denildi :

''Yıllık bal üretimi 60-65 bin tonken, arı ölümlerine paralel olarak iklimsel nedenlerle flora yetersizliği de etkili olmuş, 2007 üretim sezonunda bal üretimi yarı yarıya azalmıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 8 bin ton bal ithaline izin vermiş, arı ve bal cenneti Türkiye, bal ithal eden ülke konumuna düşmüştür. Arılara pancar şekeri yedirilerek üretilen balların bir laboratuvar analiz yöntemi henüz Türkiye'de bilinmemektedir. Pancar şekeri ile bal üretimi Türkiye'de olduğu gibi başka ülkelerde de yaygındır. İthal ballar vitrinlerdedir. Nasıl üretildikleri bilinmeyen ancak dünya piyasasında yaklaşık 2 dolar olan bu balları tüketicimiz en az 10 dolara yemeye devam etmektedir.''

Haberi Gönderen : Gelincik
Türklerle Kızılderililer arasında DNA kardeşliği
Her şey, Dr. Levent Bozatlı’nın kendi DNA’sının örneklerini dünyanın en ünlü üniversitelerinden olan Oxford’un Genetik Bilimleri Bölümü’ne göndermesi ile başladı.

Dr. Bozatlı, Kızılderililerin atalarının "Büyük Göç" sırasında Bering Boğazı’nı geçen Türkler olduğuna dair muhtelif kitaplar okumuştu okumasına ama yine de gelen sonuç şaşırtmıştı kendisini. Çünkü, Oxford’dan gönderilen DNA sonuçlarına göre kendisi, Amerika’nın ünlü Kızılderili kabilelerinden "Onedialar" ile aynı soya mensuptu. Hatta, bir alt kademeye bile inilmiş ve Dr. Bozatlı’nın DNA’sının, Onedia kabilesinin bir alt boyu olan "Djigonasse" ortak özellikler taşıdığı tespit edilmişti. Kendisi gibi doktor olan karısı Hande Bozatlı’nın DNA’ları ise Avrupa orijinli çıkmıştı.

Duygusal kucaklaşma anı

Dr. Levent Bozatlı, önceki hafta Yalova Folklor Eğitim Merkezi YAFEM tarafından düzenlenen 11. Türk Boyları Festivali’ne katılmak için İstanbul’a gelen Onedia Kabilesi Reisi Brian Paterson’la karşılaştığında son derece heyecanlıydı. İki eski akrabanın sarılıp kucaklaşması, çevredeki diğer Türklerle Kızılderililerin gözlerini yaşarttı. Dr. Bozatlı, karşılaşma anını şöyle anlattı:

"Brian Paterson’u görünce heyecanlandım. O benden de heyecanlıydı. Gerçi ocak ayında New York Türkevi’nde düzenlenen "Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar" konulu panele telefonla katılıp sonuçları açıklamıştım ama ilk kez yüz yüze geliyorduk. Brian, Türklerin hayat tarzını ve değerler sistemini görünce önce şaşırdı ama sonra rahatladı."

Aynı zamanda "Kuzey Amerika Birleşik Kızılderililer Kabilesi Başkanı" da olan Brian Paterson ise başta İstanbul ve Yalova olmak üzere her yerde büyük konukseverlik gördüklerini belirterek, "Bütün bunlardan sonra Türklerle aramızda akrabalık olduğuna dair inancım güçlendi. Pek çok şeyimiz ortak. Bu da ortak atalara sahip olduğumuz tezini kuvvetlendiriyor" dedi.
Oneida grubu Yalova'da ...
YALOVA YAFEM - 11. Türk Boyları Kültür Şöleni - 18-25 Temmuz 2008

Bu sene bir kızılderili ekibi de katılıyor
24 Temmuz perşembe Ön Türkler-Kızılderililer adıyla bir sohbet programı da yapılacaktır.

www.yafem.org.tr

www.yafem.org.tr/yafem.asp?dizayn=93&r=65

program

www.yafem.org.tr/yafem.asp?dizayn=15&r=37

Şölenimize 22 ülkeden 27 Halk oyunları topluluğu
katılacaktır.Daha evvel katılacağını bildirdiğimiz
Başkordostan katılmayacaktır.
Ayrıca Suriye,İran ve Irak Türkleri delegasyon olarak katılım sağlayacaklardır.
Topluluklar 16-17 temmuz tarihlerinde Yalovada olacaklardır.
18 temmuz cuma günü saat 19:00`da Şölen korteji Mehter takımı
eşliğinde yapılcak.
Akabinde sergi açılışlarımız yapılacak.
21.15`Barış Manço açık hava tiyatrosunda Açılış Gala programımız yapılacaktır.
Yalova Programlarımız; açık hava tiyatrosunda 20-21-23-temmuz
tarihlerinde ve 25 temmuz akşamı Şölen Kapanış gala programı ile sona erecektir.

Kocaelinde Kızılderili Rüzgarları Esti !
Osiyo (Merhaba) Kocaeli

Ekvatorlu Grup Five Spirits Kocaelinde dansları ve farklı müzikleriyle Kızılderili rüzgarları estirdi. İlimizde 5 gün kalacak olan grup Sekaparkta da bir konser verdi.

Kocaeli'nde önceki gün Kızılderili rüzgarları esti. Ekvatorlu grup Five Spirits barışçıl ruhlarıyla geçen yılda olduğu gibi Kocaeline gelerek farklı kültürlerin buluşmasını sağladılar. Halktan büyük ilgi gören Kızılderili grup müzikleriyle dinleyicilere farklı tadlar sunarken danslarıyla da görsel bir şölen verdiler. Kartal tüylerinden oluşturulmuş kıyafetleriyle dikkatleri üzerlerine geçen Five Spirits grubu Fethiye Caddesinde gerçekleştirilmesi beklenen gösterilerini yağmur nedeniyle yarım saat gecikmeli olarak Cumhuriyet Parkında bulunan Cumhuriyet Kafede sundular. Çocuklarla kurdukları yakın ilişkilerle çevrede sempati uyandıran grup elemanları baba ve oğullarından oluşuyor. İspanyolca tercüman ve rehber aynı zamanda Cumhuriyet parkında bulunan Ola Müzik Dükkanı sahibi Mert Sela Grup Türkiyeye gelmekten çok mutlu ve müziklerini ancak dost yüreğiyle dinleyenlerin duyabileceklerini söylüyorlar dedi. İzmit Belediyesi tarafından kent esnafını destekleme ve ticari hayatı hareketlendirme amacıyla ilimize davet edilen grup 5 gün daha misafir olduktan sonra Çine gidecek.Dost yüreği ile gelip ilimize barış çubuklarını bıraktıklarını belirten grup 2 saatlik gösterinin ardından otele döndüler.
Çevrecilik Ölecek !
Doğanın sağlığı, insan sağlığının temel koşulu olarak kabul edilecek. Daha çok insan kendi besinini kendisi yetiştirmeye başlayacak. İnsanlar 'fitness centar'a gitmek yerine şehrin tarlalarında çapa yapacak ve tohum ekecek. 2030 yılına kadar dünyanın modern toplumlarındaki "çevre" algısında devrim yaşanacak. Çevre yakın bir zaman içinde "bizim dışımızdaki" varlıklara atfedilen elit bir değer olmaktan çıkacak. Giderek artan bir ivmeyle doğa ve insanın birbirine bağlı olduğu gerçeği kavranacak. Toplumun küçük bir kesimine atfedilen "çevrecilik" ölecek, onun yerine herkesin parçası olduğu "doğa kültürü" yeşerecek. İnsan, yediği her lokmayı, aldığı her nefesi ve içtiği her damla suyu aslında doğadan aldığını hatırlayacak.

Geleneksel taş, kerpiç ve ahşap mimari doğayla daha uyumlu olduğu için yeniden yaygınlaşacak, betonarme yavaş yavaş tarih olacak. Yaşamsal ihtiyaçlar, giyecek, su, enerji, yerel ölçekte üretilmeye başlanacak. Kırsal yaşam ve kent yaşamı arasındaki sınır eriyecek. Hastahaneler ve hastalıklar azalacak. Bu dönüşüm, büyük şirketlerin ve devletlerin değil, bir dizi yerel girişimcinin önderliğinde olacak ve tüm dünyaya yayılacak.

İnternet ve iklim değişikliğinin etkileri bu yaygınlaşmada büyük rol oynayacak. Şirketler "çevreci" görünmek yerine, doğayı koruyan üretim süreçlerinin peşine düşecek. Doğaya saygılı olanlar değil, onu yok edenler parmakla gösterilecek ve ayıplanacak. Temel eğitim anlayışı tümüyle değişecek. Eğitim, yalnızca aklın değil, vicdan ve bedenin de eşit oranda eğitimi üzerine odaklanacak. Bu nedenle aile içi eğitim daha ön plana geçecek. Türkiye, henüz kırsaldan geçişini tamamladığı için dünyadaki bu değişime büyük katkı koyacak ve belli alanlarda öncülük edecek. İnsanlar mutlu günlerini doğa bayramıyla kutlayacak.


KELİMELER ZİNDANI

Hangi kelime sıcak bir gülüşün yerini tutar?
Hangi cümle bir nehir gibi işitilir?
Hangi mesaj aşkın dokunuşu kadar beklenir?
Hangi kitap kopyalanmaz?

Bu macera biz altı yaşlarındayken başlar. Sokak gider, sıra gelir. Top oynamak biter, yazı gelir. A,B,C, alfabenin 29 harfi. Derken heceler, kelimeler. Cümleler. Ne olursa bundan sonra olur. Öğrenilen her cümle ve içindeki her bilgi yavaş yavaş içimize işler. Her biri, doğamızdan bir parça götürür. Altı yaşından üniversiteden mezun olana kadar hiçbir şey üretemeyiz. Sabah sekiz, akşam beş. Hep aynı haraket. Sonuç: Sıraya yapışmış bir beden. Rekabete yenik düşmüş bir vicdan. Bilgi çöplüğüne dönmüş bir akıl.

Doğanın yarattığı bir varlık bundan daha fazla doğasından arındırılmış ve yok etmeye hazır olabilir mi? Beden ve vicdanın tecrit edilmesiyle kontrolsüz kalan akıl, artık her duyduğuna ve okuduğuna inanabilir. Beden süslenmesi gereken bir eşyadır, vicdan ise eski zamanların meselesidir. Asıl olan, akıl gücüyle kazanılması gereken paradır. Bedenini kullanarak ekmeğini kazanan köylüler, uzağımızdaki terli ve tozlu kişilerdir. Akıl zenginlerini doyurmak için tozlandıkları çoğu zaman hatırlanmaz. Sofraya konan salata ve meyvedeki emeği hiç kimse konuşmaz. Onun yerine, ezen cümleler için savaşılır. Yaşamı kelimelerin arasına hapsetmiş olmanın ağır sonuçlarını hemen her zaman görmezd