ŞEF JOSEPH ( 1840 - 1904 )
1840 yılında şimdiki Kuzey Oregon bölgesinde bir mağarada doğan yerli çocuğa “Himmahtoo-Yahlatkekht” yani “Kibirli ve Yüksek Dağların Ardından Çakan Şimşek” anlamına gelen bir isim kondu. Babası saygı duyulan bir Nez Perce Şefiydi. (1871 yılında ölmeden önce hristiyanlıktan vazgeçmiştir.) Abisi “Sousouquee” (Sonradan yerlilerce öldürüldü), küçük erkek kardeşi kurbağa anlamına gelen “Ollokot” ve kız kardeşi “Ai-Ai-Tominee” ile birlikte dört kardeştiler. Himmahtoo-Yahlatkekht ’in babası 1838’de Henry Spalding tarafından Lapwai misyonunda vaftiz edildikten sonra Hristiyan ismi olan Joseph adını almıştı. Bu yüzden Himmahtoo-Yahlatkekht’ye o günden sonra Genç Joseph dediler. Koca Joseph Nez Percé’lerin Hristiyanlığı kabul eden ilk kişilerindendi ve kabilenin beyazlarla uzun süreli barışını isteyen etkin bir destekçisiydi.
Beyaz eğitimcilerin yetiştirdiği Şef Joseph’in kabilesinde o yıllarda 10.000 kişi yaşamaktaydı. Aslında yüzlerce yıldır bu topraklarda nesiller yetiştirmiş kalabalık bir yapıya sahipken 1700’lü yıllarda 100 köy kadar kalmış, 1780’li yıllarda da gerek keşifçi istilacıların, gerek diğer denizci beyazların yaydığı hastalıklar nedeniyle halklarından bir çoğunu kaybetmişlerdi. Nez Perceler bir dönem vücutları beyaz lekeye sahip, ayakları kısa ancak çok dayanıklı olan “Appaloosa” adı verilmiş atlara sahiptiler.
1847 yılında bugün dahi tam bilinmeyen bir nedenle bazı beyazlar öldürüldü. Tarih bu olayı yakın bölgelerde yaşayan beyazların kızamık hastalığını yayması sonucu ölen yerlilerin intikamı olarak öldürülmesine bağladıysa da Cayuse savaşçılarının, bir doktor olan Marcus Whitman, karısı ve diğer 12 koloniciyi öldürmesi sonucu gelişen olaylar sırasında Nez Perceler tarafsız kalmış hatta bazı beyazların güvenliğini sağlamışlardır.
Nez Perce'liler Barış Görüşmesinde
1855 yılında Walla Walla bölgesinde Hükümet ile Şef Joseph, Şef Looking Glass ve tüm yerli şeflerin bir araya geldiği bir anlaşma gerçekleşti. Şef Joseph, 1855’te, Washington Bölge Hükümeti’ne Oregon’dan Idaho’ya kadar uzanan bir Nez Percé rezervasyonu kurmasına bile yardım etti. Ama 1863’te, Nez Percé bölgesindeki altın arayışını takiben, federal hükümet Nez Percé’leri Idaho’daki eski boyutlarının sadece onda biri kadar toprak parçasıyla sınırlandırarak, arazinin neredeyse altı milyon hektarını geri aldı. Kendini ihanete uğramış hisseden Koca Joseph, Amerika’yı tanımadı,bayrağını ve Incilini yok saydı ve halkının Wallowa Vadisi’nden çıkarılmasını ya ada rezervasyon sınırlarını resmi kılan anlaşmayı imzalamayı reddetti. Aynı yıl Nez Perce’lerin tarafsız kalacağı Yakima Savaşı yaşanacaktı. Nez Perceler aslında savaş istemiyordu. Buna rağmen arazilerinde altın bulunması ve madencilerin de bu topraklara saldırmaları savaşa neden oldu. 1862 yılında da 10.000’lerce beyaz kolonicilerin Nez Perce’lerin alanına yerleşme girişimleri, kanunların sadece kağıt üzerinde kalacağını gösterdi.
Babası 1871’de öldüğünde, Joseph onun yerini alması için seçilmişti.Babasından sadece ismini değil, aynı zamanda değişkenliği sürekli artan bir durumu da miras almış oldu; nitekim beyazlar Wallowa Vadisi’ne gelmeye hala devam ediyordu. Joseph, halkını küçük Idaho rezervasyonunda kalmaya zorlayan tüm çabalara şiddetle karşı çıktı ve 1873’de, beyazların taşınıp kendi halkının Wallowa’da kalmasına müsade eden federal emrin çıkması, onun bu konuda başarılı olabileceğini gösterdi.Ama kısa bir süre sonra federal hükümet kendiyle çelişti ve 1877’de General Oliver Otis Howard, Joseph’i halkını ve rezervasyondaki diğerlerini zorlamak için atlı bir saldırıda bulunmakla tehdit etti. Askeri karşı koymanın anlamsız olacağına inan Joseph, halkını isteksizce Idaho’ya yönlendirdi.
Şef Joseph ve Nez Perce'li savaşçılar göç ederken
Ne yazık ki, oraya hiç ulaşamadılar. Anavatanlarını kaybettikleri için öfke duyan yaklaşık 20 genç Nez Percé savaşcısı, yakın yerleşim yerlerine ani saldırı düzenleyip, birçok beyazı öldürür.Kısa sürede ordu, Joseph’in kabilesini ve rezervasyona gitmeyen diğerlerini takip etmeye başladı.Savaşa karşı olmasına rağmen, Joseph adamlarını liderleriyle savaşa kattı. Şef Looking Glass konseyi de barış istemiyordu. Çünkü beyazlara inanmıyor, inanılması gerektiğini savunmuyordu. 200 savaşçı erkek 550 kadın ve çocuktan oluşan Nez Perceler yanlarındaki 2000 kadar atla birlikte dostları Crow’lara yöneldiler. Ancak Big River’a (Büyük Çukur Nehir) yaklaştıklarında saldırıya uğradılar ve çoğu cocuk ve kadın 89 yerli öldürüldü. 60 Nez Perce savaşçısı sayesinde saldırı geri püskürtüldü ve Amerikan tarihinin en büyük geri çekilmelerinden biri yaşandı. Acımasız General William Tecumseh Sherman bile “Kızılderililer tüm dünyanın övgüsünü toplayan yetenek ve cesaret örneği sergilediler. İleri ve geri siperleri, çatışma hatları ve saha güçlendirmeleriyle neredeyse bilimsel yeteneklerle savaştılar” açıklamasında bulundu. 3 ayı aşkın bir süre içinde 200’den az Nez Perce savaşçıları 4 büyük savaş ve birçok çatışmada 2000’den fazla Amerikan askerleriyle savaştılar.
General William Tecumseh Sherman
Bu savaşlarda 33 savaşçısını kaybeden Nez Perceler Amerikan Ordusuna daha ağır kayıplar verdirseler de Crow dostlarından umdukları yardımı bulamadılar ve Oturan Boğa yönetimindeki Sioux’lara katılmaya karar verdiler. Fakat bu imkansızdı çünkü onlarda Kanada rezervasyon alanlarında denetim altına alınmışlardı. Bear’s Paw Mountains (Ayı Pençesi Dağları) savaşı Nez Perceler için son savaşları olacaktı. Bu savaştan sonra sadece Şef White Bird (Beyaz Kuş) ile birlikte 60 yerli kadın, 8 çocuk ve 103 erkek Kanada bölgesine geçmeyi başarabilmişti.
Şef Looking Glass
5 Ekim 1877’de Şef Looking Glass ve Ollokot öldürülünce Şef Joseph gücünü yitirmiş oldu.
“ Savaşmaktan bıktım. Şeflerimiz öldü.Looking Glass(Ayna) öldü.Toohoolhoolzote öldü.İhtiyarlardan hiçbiri kalmadı hayatta.”Evet” ya da “Hayır diyenlerin hepsi genç insanlar.Gençlerin önderi(Ollokot) öldü.Hava soğuk ve bizim hiç battaniyemiz yok. Küçük çocuklar donarak ölüyor. Halkımdan bazıları tepelere kaçtı, hiç battaniyeleri ve yiyecekleri yok. Kimse nerede olduklarını bilmiyor, belki de donarak ölmek üzereler. Çocuklarımı arayıp bulmak için zamana ihtiyacım var. Belki de ölülerin arasında bulurum onları. Şeflerim, duyun beni! Yorgunum. Yüreğim yaslı ve kederli. Bından böyle, güneşin şu anından sonsuza dek savaşmayacağım…”
Diye belirten Şef Joseph bu sözlerinden sonra resmi olarak teslim oldu.
Şef Joseph & General John Gibbon
Joseph’ten Amerikan basınında “Kızıl Napolyon” olarak geniş çapta bahsediliyordu. Ama Joseph’in Nez Percé’lerin bu büyük başarısında, efsanesinde anlatıldığı kadar da kritik bir rol oynamamış olması muhtemel. Çünkü; O halkı tarafından hiçbir zaman savaş şefi olarak bilinmedi, ve Wallowa topluluğunda bile, Joseph kampı yönetmekle görevliyken, savaşçıları yönlendiren küçük kardeşi Ollokot’tu.
Şef Joseph'in kardeşi Ollokot
8 Yıl süreyle kabilesi ile birlikte modern Oklahama bölgesinde yaşamaya mecbur bırakılan Şef Joseph ve kabile üyelerinden bir kısmı sonradan Nez Perce olmayan Kuzey Washington’daki Colville Rezervasyon bölgesine sevk edildi. Eşlerinden olan öz çocukları dışında yetim çocuklara da babalık yapan Şef Joseph doğduğu gün kendisine verilen isim gibi Kibirli ve Yüksek Dağların Ardından Çakan Şimşek gibi yaşadı. Son yıllarını geçirdiği bu bölgede geleneklerine bağlı bir şef olarak Amerikan politikasının kendi halkına karşı adaletsizliğinden dokunaklı bir şekilde bahsetti ve Amerika’nın özgürlük ve eşitlik hakkındaki sözlerinin bir gün Kızılderililer için de geçerli olmasını diledi ve 1904 yılının Eylül ayında 64 yaşında hayata gözlerini kapattı. Doktorlara göre ise gönül kırıklığından vefat etti.
Şef Joseph'in Mezarı
Derleyen : yesiltuy
Çevirmen : wakina
Kartallar Sonsuz Topraklarda Uçuyordu Kitabından yararlanılmıştır. Büyük özveri göstererek İngilizce Şef Joseph dökümanlarını Türkçe’ye çeviren wakina nickli arkadaşımıza Kızılderili Net Kabilesi olarak Teşekkür Ederiz.
|