Gözyaşı Yolu

Gözyaşı Yolu'nun resimlenmiş bir karesi
Kızılderililer'in Cherokee olarak tanınan kabilelerinin toprakları, bugünkü ABD sınırları içindeki Kuzey ve Güney Carolina, Georgia, Tennessee ve Alabama eyaletlerinin tamamını kaplıyordu.
Başta İngilizler olmak üzere Avrupalılar'ın bu topraklara hücum etmesiyle, ilk darbeyi, onların getirdiği bulaşıcı hastalıklardan yediler. Yüzlerce yıldır kirlenmemiş bir toprak, su ve havayla haşır neşir bünyeleri alışık değildi ve mikroplar onları büyük bir kırımdan geçirdi.
"Beyaz"lar, tüm diğer Kızılderililer'i olduğu gibi, Cherokee'leri de "uygarlaştırmaya" karar vermişlerdi.
ABD yönetimine göre, Cherokee'lerin uygarlık dışı kalmalarının temel nedeni, yerleşik hayata geçmemiş olmalarıydı. Bu düşünceden hareketle de avcı bir toplum olan Cherokee'ler, yerleşik hayata zorlandı.
ABD yönetiminin planının esası şuydu. Cherokee'ler, "çiftçi olacak, okulda eğitilecek, Hristiyanlaştırılacak" ve böylece de o geniş arazilere artık ihtiyaçları kalmayacaktı.
Cherokee'ler ABD yönetiminin bu planına kısmi direnişler dışında uydular. Aynı dönemlerde, ABD yönetiminin yerleştirme veya sürgün politikalarına direnen kabilelere karşı büyük katliamlar gerçekleştiriliyordu.
1820-30'larda Cherokee'ler büyük ölçüde yerleşik hale getirilmişti. Cherokee'ler, 1827'de de ABD federal yasalarına uygun bir anayasa dahi kabul etti.
Fakat... düzene sağladıkları bu uyum da, Cherokee'leri soykırımdan kurtaramadı. Çünkü...
Çünkü, Cherokee anayasasının kabul edilmesinden sadece bir yıl sonra, Cherokee'lerin mülkiyetindeki Georgia bölgesi topraklarında zengin altın damarları bulundu.
O altını ele geçirmek için, Cherokee'leri, iyice sıkıştırılmış oldukları bu bölgeden de atmak gerekiyordu.
Yapılacak şey belliydi. Cherokee'leri göç ettirmek..
1830'da, ABD Başkanı Andrew Jackson'un önerisiyle, Amerikan Senatosu, "Cherokee' lere ait 400 bin hektar toprağa el koymaya ve 16 bin Cherokee ile toplam 100 bin Kızılderili'yi Missisippi Nehri'nin ötesindeki Oklahoma'ya sürme kararı" aldı. Alınan bu karara New Echota Antlaşması denir. New Echota, Georgia'da 300-500 Cherokee'den oluşan bir azınlıkla antlaşma için temasa geçti. Bu kişilerden hiçbiri Cherokee Ulusu'nun seçilmiş yöneticilerinden biri değildi. Sonuçta, Cheokree ulusunu temsil etme yetkisi bulunmayan 20 kişi; Mississippi'nin doğusundaki tüm Cherokee topraklarının Birleşik Devletler'e verilmesi karşılığında Cherokeeler'e Kızılderili bölgesinde yeni topraklar ve $5 milyon verilmesini öngören antlaşmayı imzaladı.
1830 tarihli "Yerlilerin Yerlerinin Değiştirilmesi Yasası"nın hükümleri uyarınca imzalanan bu antlaşmayı 15.000'den fazla Cherokee protesto etti fakat 23 Mayıs 1836'da New Echota Antlaşması Birleşik Devletler Senatosu'nda yalnızca 1 oyla yasalaştırıldı.1838 yılında, artık ABD'nin, Avrupa'nın medeniyetleriyle çok övünmeye başladığı o dönemde, uygulamaya konuldu. Antlaşma sonrası Andrew Jakson'un emri ile federal birlikler batıya göndermeden önce 17.000 Cherokee'yi kamplarda topladı. Ölümlerin çoğu, salgın hastalıktan dolayı bu kamplarda meydana geldi.
28 Ağustos günü, her biri 1200 Cherokee'den oluşan 13 konvoy insan, Georgia'dan Oklahoma'ya doğru yola çıktı.
Üç güzergahtan ilerliyordu Kızılderililer. Bu zoraki bir yolculuktu. ki, her yürüyüş kolunun etrafı federal ordunun görevlendirdiği silahlı birlikler tarafından kuşatılmıştı ve öyle yürüyorlardı. 20. yüzyılın ortasında köle ticareti dönemlerini hatırlatan bu sahne yaşanıyordu.
Bu zoraki yolculuk, aynı zamanda çok zorluydu da. Açlık, hastalık, coğrafyanın zorlukları üst üste binmişti. En zorlu güzergah, 1500 kilometre yürütüldükleri kuzey güzergâhıydı. Evet, 1500 kilometre boyunca silahların gölgesinde yürütüldüler sürgün yolunda. Missisippi'yi aştılar. 1839 yılının Mart'ında, yani yola çıktıklarından yaklaşık 7 ay sonra, Oklahoma'ya vardıklarında, sadece Cherokee kabilesi üyelerinden oluşan tehcir kafilesindeki 16 bin kişiden 4 bini yollarda ölmüştü. Yola çıktıkları halklarının dörtte birini kaybeden Cherokeeler, bu yola "Nunna daul Isunyi" "Gözyaşı döktüğümüz yolyani Gözyaşı Yolu" adını verdiler. Diğer güzergahlardaki yüzbin Kızılderili'nin kaybı da Cherokee'lerden aşağı değildi. Bu yüzden Bu deyiş, bazen sürgün edilen diğer yerli Amerikalı kabileleri özellikle de Beş Uygar Kabileyi de kapsayacak şekilde kullanılır.
Gözyaşı yol olmuştu. Veya yollar gözyaşı dolmuştu. Her iki türlü tasvir edebilirsiniz.
Cherokee'lerin liderlerinden John Ridge, sürgün kararından sonra şöyle diyecekti: "Avcılık ve savaşçılık geleneklerimizi bırakmamızı istediniz, bıraktık. Cumhuriyetçi bir hükümet kurun dediniz, sizinkini örnek alarak kurduk. Toprağı işleyin, zanaat öğrenin dediniz, yaptık. Putlarımızı inkâr ettik, sizin tanrınıza tapmamızı istediniz, taptık..."
Ama beyaz adam bununla da kalmadı..
Cherokee'ler, önce Georgia bölgesinin bir bölümüne sıkıştırılmışlardı. Orada altın çıkınca Oklahoma'ya sürüldüler. Ama bitmedi tarihsel sürgünleri. Çünkü, 20. yüzyılın başında da bu kez Oklahoma topraklarında petrol bulundu. Ve Cherokee'ler, Oklahoma'dan da sürüldüler.. Bu sürgün onları darmadağın etti. Beyaz adam Cherokee’leri ilk sürdüğünde bir daha sürülmeyecekleri yönünde söz vermişti. Fakat Cherokeeler bu sözün ardından 4 kez daha sürülecekti. Cherokee şeflerinden birisi de bunun üzerine “ Siz en iyisi Kızılderililere bir tekerlek takın böylece nereye isterseniz oraya sürükleyebilirsiniz “ diyecekti. İlginç bir bilgi daha vermek gerekirse bu söz hatırlanarak yıllar sonra Cherokee ismine 4 adet tekerlek takıldı ve Cherokee Jeep ortaya çıktı.
Bugün Cherokee'ler, diğer Kızılderililer'le birlikte, Amerikan toplumundaki en yoksul kesimi oluşturuyorlar.

New Echota'da bulunan bu anıt Gözyaşı Yolu'nda Cherokeeler'in anısına dikilmiştir.
Bu Dökümanın Oluşmasında Katkı Sağlayanlar
yesiltuy - www.yuruyus.com |