Geronimo

Geronimo
Kızılderili Önderleri 11 Mart 2015 919 defa okundu 0 yorum

Geronimo veya diğer adıyla Goyathlay, 16 Haziran 1829 tarihinde, günümüzde Yeni Meksika olarak adlandırılan Gila River bölgesinde doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache yerlisiydi. Geronimo’nun üç erkek ve dört kız kardeşi bulunuyordu ve Apache geleneklerine bağlı olarak büyüdü. Meksikalı askerler ona Geronimo, İspanyollar ise “Jerome” derlerdi. İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti.

Sonora-Arispe’deki Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu. Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apacheler arasında en çok saygı duyulan apacheler) ve aynı zamanda şefi olan kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü olarak beyazlarla ilişki kurmuştu. Geronimo Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden biriydi. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra meksikalılar da bu bölgeye akın etmeye başlamıştı.

Geronimo’nun hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti. 6 Mart 1858 yılında bir gün kampın diğer erkekleri ile birlikte ellerindeki malları takas etmek için kasabaya gitmişti bu sırada José María Carrasco önderliğinde 500 meksikalı askerden oluşan bir saldırı gücü kamplarına saldırarak kampta bulunan çoğu kişiyi öldürmüştü. İçlerinde Geronimo’nun eşi,annesi, üç çocuğu ve akrabaları da bulunuyordu. Bunun üzerine Apache Kabile şeflerinden Mangas Coloradas, Geronimo’ya intikam alması için izin verdi, Geronimo da diğer apachelerden oluşturduğu küçük grupla beraber Meksikalı askerlere saldırılarda bulunmaya başladı.Anlatılanlara göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onunla savaşan apacheler tarafından anlatılanlara göre iz sürmede, arkasında iz bırakmamada ve silah kullanmada oldukça ustaydı. Onun bu intikam ateşi ve saldırılarda elde ettiği başarılar Apacheler arasında hızlı bir şekilde yayılarak bir üne sahip olmasını sağlamıştı. Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı yıllarca korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; ama bir şamandı (şaman: tıp adamı – şifacı – büyücü) ve bu yönü diğer özellikleri ile de birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entelektüel bir lider olmasını sağlamıştı.

Meksika sınırları içeriside başlattığı akınları, daha sonra Amerika sınırları içerisinde bulunan Arizona, Teksas ve New Mexico’ya kadar götürdü. Nelson A. Miles tarafından seçilen Yüzbaşı Henry Lawton önderliğindeki büyük bir A.B.D. askeri gücü, Geronimo’yu ölü ya da diri olarak ele geçirmek üzere harekete geçti. Ekipte bulunan Gatewood adlı askerin Apache dilini konuşabilmesi ve geleneklerinden haberdar olması sebebiyle yaptığı arabuluculuk sonucunda, Geronimo ve yanında bulunan az sayıdaki kabile üyesi A.B.D. güçlerine teslim oldular.

Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu. 1870’de rezervasyon bölgesine (San Carlos) yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri gönderilecekti. Üç kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca, 500 izci ve 3000 Meksikalı asker onun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, cocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’ yılına kadar Geronimo bulunamadı.

Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu ve Oklahoma’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı. Lawton’daki okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile hayatını kaydettirdi.

Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür Barrett, dönemin başkanı Theodore Roosevelt’e varıncaya dek, her makama yazarak “Sürgündeki Kızılderili’nin sözlerini kaydetmek için izin istemişti. Geronimo anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş hikâyesinden başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru sorduğunda alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.” Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti. 1909 yılının Şubat ayında, attan düşerek yaralandı. Ancak ertesi sabah bulunan ve durumu kötü olan savaşçı, 17 Şubat 1909 tarihinde, tutuklu bulunduğu Fort Sill rezervasyonunda, zaature nedeniyle hayatını kaybetti ve aynı rezervasyonda bulunan Apache Esir Mezarlığı’na gömüldü. Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü. Fakat ilginçtir ki ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde bulunamadı.

Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill – Oklahoma bölgesindedir. Apachelere göre ise Geronimo kutsal topraklar olan dumanlı dağlardadır.

Günümüzde Geronimo bir kızılderili, apache efsanesi olarak anılmaktadır. Hakkında kitaplar yazılmakta ve filmler yapılmaktadır. 1993 yılında yapılan Geronimo: An American Legend isimli filmde Geronimo’yu Wes Studi canlandırmıştır. S.M.Barrett’in yazdıkları ile kitaplaştırılan Geronimo’nun hayat hikayesini günümüzde kitapçılarda bulmak mümkündür. Mutlaka filmini izlemenizi ve kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Yorum Yapmak İster misiniz?