Şimdiye kadar Kızılderilileri TRT 1 Pazar sinemalarında kasabalara saldıran, posta arabası soyan, kadın ve çocukları öldüren vahşiler olarak tanıdınız.. Oysa gerçekler çok farklıydı.. Bu filmler beyaz adamın filmleriydi ve gerçekleri yansıtmıyordu. Kızılderili Net Kabilesi olarak, Kızılderililer ile ilgili tüm gerçekleri, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin mükemmel bir arkadaşlık ve dostluk ortamında anlatıcaz ve gerçekleri görmenize yardımcı olacağız.. yesiltuy olarak hayalim, kizilderili kültürünü merak eden kişilerin kabile sitemize üye olduktan sonra kızılderili kültürü konusunda saglam kaynaklara dayanan bilgilere üst düzeyde sahip olmalarıdır.
Bu hayalime ortak olan tüm kızıl yürekli dostlarıma teşekkür ederim. yesiltuy
Kızılderili Net Kabilesi Ne Zaman Kuruldu ?
Kızılderili Net Kabilesi, 2005 yılının Ağustos ayında kurulmuştur.
Kızılderili Net Kabilesinin Kuruluş Amacı Nedir ?
Yıllarca TRT 1 Pazar Sinemalarında Western Kuşağı olarak Kovboy filmleri gösterildi. Gösterilen bu kovboy filmleri Amerikan yapımı filmler olduğu için Kızılderililer, posta arabası soyan, kasabalara saldıran, kafa derisi yüzen vahşiler olarak rol aldı ve bizlere o şekilde tanıtıldı. Hiçbirimiz gerçekleri araştırmadık. Çocukken oynadığımız savaş oyunlarında kovboylara özendik çünkü onlar kahramandı. Fakat hiçbir zaman haksızlıklara uğrayan gerçek kahramanları tanıyamadık, göremedik… İşte yesiltuy tüm herkesin gerçekleri görmesini ve bilmesini hayal etti. İstedi ki Kızılderililer ile ilgili hiçbir şey bilmeyen bir insanın kabilemize üye olduktan sonra Kızılderililer hakkında bir çok bilgiye sahip olmalarını istedi. İşte o zaman gerçek kahramanları tanıyacak ve görecektiniz…
Kızılderili Net Kabilesinin Hedefleri Nelerdir ?
Kızılderili kültürünü tüm gerçekleriyle insanlara anlatmak ve tanıtmak. Doğa’nın ve hayvanların muhteşem döngüsüne inanarak doğayı ve hayvanları korumak. Doğa, insanlar ve hayvanlar için yardım kampanyaları düzenleyerek somut adımlar atmak. Doğa gezileri düzenleyerek veya düzenlenmiş olan gezilere katılarak Doğa Ana ile baş başa kalıp huzur bulmak. Kızıl yürekli insanları bir araya getirerek güzel bir ortam yaratıp bu ortamda yüreklerdeki sevgiyi paylaşmak. Sağlam, kalıcı ve değerli dostluklar kurmak.
Kızılderili Net Kabile Üyeleri Kimlerden Oluşur ?
Kızılderili Net Kabile üyeleri, Kızılderili Kültürüne değer vermiş, kendisini Kızılderili gibi hisseden kişilerden, doğa ve hayvan sever kişilerden oluşur. 7’den 77’ye, ailece herkes kabilemize üye olabilir. Üyelerimiz sloganımız olan “ Bu Kabileye Dost Yüreği İle Gelenler Girebilir” cümlesini benimseyerek kabilemize üye olmuşlardır. Daha önceki yaşamında Kızılderili olduğuna inanan, rüyalarında Kızılderililerle ilgili rüyalar gören ve kendini Kızılderili gibi hisseden üyelerimiz de mevcuttur. Kabilemiz, Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Çerkez, Laz gibi, İşçi, memur, İşadamı, doktor, mühendis gibi millet, mezhep ve sınıf ayrımı olmadan saf dostlukları paylaşan, herkesin eşit olduğu bir topluluktan oluşur.
yesiltuy Kabile Şefi Mi ?
Hayır. yesiltuy sadece kabilemizin kurucusu olduğunu kendisinin bir şef olmadığını, kendisinden yaşça büyük ve hayat tecrübesi bir hayli fazla olan babalarının olduğu bir kabilede şef olamayacağını eğer bir şef olması gerekiyorsa bunun onlardan biri olması gerektiğini dile getirmektedir. Ne var ki bizleri böylesine güzel bir ortamda buluşturan ve böyle bir kabileyi kuran yesiltuy’e saygımızdan dolayı şef diye hitap etmekteyiz. Kabile büyüklerimizin de görüşleri bu yönde olup yesiltuy Kızılderili Net Kabilesi Şefi olarak anılmaktadır.
Kızılderili Net Kabile Radyosu Nedir ?
Kızılderili Net Kabile Radyosu Kizilderili.Net'e bagli yesiltuy tarafından kurulmuş Türkiye'nin ilk ve tek kızılderili müziklerini çalan radyodur. Bu radyoyu dinlemek için www.kizilderili.net sitesine girmeniz yeterlidir. Radyo otomatik olarak çalmaya başlayacaktır.
Magpie Anne Kimdir ?
Magpie Anne 50 kusur yaşlarında Amerika'nın Ohio eyaletinde yaşayan Micmac Kızılderilisi idi. Yesiltuy'un Kızılderililerle ilgili site yapma ve bu siteyi Türk insanına tanıtma hayalini öğrendikten sonra yesiltuy'e her konuda destek olmuş ve hiçbir sorusunu yanıtsız bırakmamıştır. Hastalığına rağmen yesiltuy'un Kızılderili konusunda her şeyi öğrenmesi için elinden geleni yapmıştır. Magpie Anne 2006 yılının Ağustos ayında kanserden dolayı vefat etmiştir. Yesiltuy Magpie Anne'nin yapmış olduğu yardımlardan dolayı minnettarlık duyar. Bu yüzden Magpie Anne anısına yapmış olduğu anı köşesi sitenin kurulduğu günden itibaren sağ üst köşede yer alır.
Basında Biz
Haftanın Sitesi Kızılderili Net Kabilesi ( TRT )
13.08.2006 Tarihinde TRT-INT kanalında Turksite.gen.tr ekibi sitemizi Haftanın Sitesi olarak seçmiş ve tanıtmıştır.
720 Türk Kızılderili Oldu
" Özgür Ruhlular Bir İnternet Sitesi Kurdu. Üye Sayısı Katlanarak Artıyor."Kızılderili Net Kabilesine Nasıl Üye Olabilirim ? ( Posta Gazetesi )
Posta Gazetesi Yazarlarından Oya Özdilek Kızılderili Net Kabilesi oluşumunu farketmiş ve bunu Posta Gazetesi'nin Pazar Ekine taşımak istemiştir. yesiltuy'un bunu olumlu karşılamasından sonra 15 Temmuz 2007 Posta Gazetesi Pazar Eki'ne manşet olduk.
Beyaz Adama Karşı Hepsi Omuz Omuza ( Milliyet Gazetesi )
Lakota'ların artık ABD vatandaşı olmadıklarını ve bağımsız olduklarını açıklaması üzerine Milliyet Gazetesi yazarı Bade Gürleyen'in 30 Aralık 2007 tarihinde Milliyet Gazetesi Pazar Ekinde yapmış olduğu haberinde Kızılderili Net Kabilesi'ne de yer vermiştir.
Oturan Boğa'nın İzmirli Torunu İzmir'in yerel gazetesi Haber Express site kurucumuz yesiltuy ile bir röportaj yapmış ve resmini ana sayfanın yarısında yayınlamıştır. ( Haber Express )
Ayrıca yesiltuy, TRT Radyo 1'in ve Olay TV'nin program davetlerini kendisini ön plana çıkarmamak adına televizyon ve radyo programlarına katılmama kararından dolayı kabul etmemiştir.
Kızılderili Net Kabilesine Nasıl Üye Olabilirsiniz ?
Kızılderili Net Kabilesi'ne dost yüreği ile gelen herkes üye olabilir. Üye olduktan sonra yesiltuy uyeliginize onay verecektir.
Japone( yesiltuy'ün kuzeni )
Kızılderili Net Kabile Kuralları : 1- Site içeriğinde küfür, argo ve seviyesiz kelimeler içeren cümleler kurmayınız. 2- Resim yorumlarında, Forum mesajlarında, dumanla haberleşme servisinde ve dumanla mesaj sisteminde kişileri rencide edici kelimeler kullanmayınız ve kişisel saldırılarda bulunmayınız. 3- Sitemize siyasi, pornografik, kişi haklarını rencide eden içerik yüklemeyiniz. 4- Resim Albümünün Üyeler kategorisine kişinin izni olmadan resmi eklenemez. 5- Resim Albümünün Üyeler kategorisine kişinin kendi resmi dışında başka bir resim eklenemez. 6- Üyelerin profil bilgilerine veya avatarlarına Türkiye Cumhuriyeti'ni rencide edici, yasalara aykırı, pornografik, tehdit, taciz, küfür, hakaret, belirli bir siyasi oluşumun yada etnik grubun propagandasını yapan ve/veya iyi yada kötü politik bir duruşu/görüşü temsil eden bilgi girmeleri, resim yüklemelerini tasvip etmiyoruz. Kabile Yönetimi gerekli gördüğü takdirde üyelerin avatarlarına müdehale etme hakkını saklı tutar. 7- Kızılderili Net Kabile üyelerinin üyelik sırasında ve üyelikten sonra site içinde verdikleri her türlü şahsi bilgi gercek olarak kabul edilir ve bu bilgilerin iceriği hakkinda tüm sorumluluk üyeye aittir. 8- Sohbet çadırında kullanıcılarla tartışmayınız ve kimseyi rahatsız etmeyiniz. 9- Kızılderili Net Kabilesinde tüm kullanıcılar eşittir ve eşit haklara sahiptir. Kızılderili Net Kabile Yönetimi kurallara uymayan kişilerin üyeliklerini iptal etme hakkına sahiptir. Kızılderili Net Kabilesi İçerisinde kimseye saygıda kusur etmeyiniz
yesiltuy
Kızılderili Net Kabilesi Reklam Şartları ile ilgili bilgi almak için lütfen mail atınız.
Türk - Kızılderili Dostluğu Amerikan Kongresinde Onaylandı
Amerikan Kongresi’nde çok sayıda ve çok çeşitli konular tartışılır, birçok yasa tasarısı gündeme gelir, tartışılır, oylanır. Bunlar arasında gündemin ilk sıralarında olanlar Amerikan medyasına yansır, tartışma konusu olur, gündemde ön sıralarda olmayanlarsa sessizce gelir geçer, yasa tasarısının ilgilendirdiği bir başka ülke varsa, diasporalar konuya el atar, ilgili ülkenin basın yayın organlarına konu olur yasa tasarısı ve internet sitelerinde yer alır. Türkiye’yle ilgili konular da Amerikan medyasına yansımasa da Amerika’daki Türk internet sitelerinde ve Türkiye’deki haber organlarında yer bulur. Geçtiğimiz günlerde Temsilciler Meclisi’nde Türkiye’yi ilgilendiren bir yasa tasarısı görüşüldü. Tasarı, Amerikalı Kızılderili kabilelerine federal hükümetin onayına gerek kalmadan Türk şirketleriyle ticaret yapma imkanı verilmesini öngörüyor.
Haberin devamını okuyabilmek için alttaki devamı butonuna basınız.
Daha önce de kovboy kasabası örneği ile bir tatil köyü kuran Karaoğlan bu konseptinin yanına birde Kızılderili köyünü kurmuş oldu. Aynı tesis içinde bulunan Kovboy kasabasında at arabaları dikkati çekerken, Kızılderili köyünde ise çadırlar büyük ilgi görüyor. Karaoğlan, Kızılderili köyünde "Barış Çubuğu" ile dünya barışına dikkat çekmek istediğini vurguluyor.
Şile'de bir kızılderili köyü
Erol Karaoğlan projesiyle ilgili olarak, "Kovboy kasabası yanı sıra bir tatil köyü daha açmak istiyordum, Kovboy kasabasına uyum sağlayabilecek bir yer olması gerekiyordu. Woodyville kovboy kasabası ile yeni müesseseyi kurmayı planladığım arazi birbirine çok yakın hatta komşu arazilerdi. İki müessese arasında müşterek aktiviteler yapılabilirdi. Bu da ancak iki kuruluşun birbirleriyle ahenkli bir konseptlerinin olması gerekiyordu. Bu amaçla Kızılderili köyünü tercih ettim. Amacım değişik,yenilik getirici bir fikirle hareket ederek Kızılderili köyünü kurmaktı. Başkalarının yaptığını kopya etmek yerine kimsenin düşünmediği aklına getirmediği Kızılderili köyü konseptini oluşturduk."
Köyün adını bir kızılderili koymuş
Köyü kurmaya başladıklarında bir "Kızılderili" bir dostunun ziyarette bulunduğunu ve köyün ismini "Dream Weaver Village" olarak koyduğunu belirten Karaoğlan, "Köyde on adet çadır var. Çadırların iç konseptlerinde günümüze ait derlemeler yaptık. Gömme banyosundan tuvaletine her şey mevcut. Ayrıca Turizmcilerin hedefinin değişiklik ve yenilik getirmek, farklı konseptler oluşturmak olmalıdır." dedi.
Türkiye'de ilk
Erol Karaoğlan projelerinin Türkiye de bir ilk olduğunu ve daha önce kurdukları kovboy kasabasının da ilk olduğunu ifade ederken, başka projelerinin de olduğunu ve esas amaçlarının Türkiye Turizmi'ne katkıda bulunmak olduğunu söyledi.
iOS 4.1 çıkalı neredeyse 4 ay oldu, ancak işletim sisteminin yeni sürümüyle ilgili bir detay yeni yeni fark ediliyor. iOS 4.1'de, Amerika'daki kızılderililerin konuştuğu ve unutulmaya yüz tutmuş dil, Cherokee desteği bulunuyor.
The Associated Press'in haberine göre; Cherokee dilinin savunucuları yaklaşık üç yıldır Apple'la, cihazlardaki dil desteği konusunda görüşmeler yapıyor. Kabile lideri Chad Smith'in anlattıklarına göre, şu an kabiledeki 290 bin üyeden yalnızca 8 bini bu 200 yıllık dili konuşabiliyor.
Cherokee Ulusal dili teknoloji bölümünde çalışan Joseph Erb şunları söylüyor; "Eğer bir dil için, teknolojinin heyecanlı ve bilgilendirici bir yolunu bulamazsanız, çocukların elinde bir seçenek bulunuyor. Eğer Cherokee yoksa hepsi İngilizce konuşur. Cherokee'den vazgeçerler çünkü yeni teknoloji İngilizce'dir."
Cherokee şu anda iPhone ve iPod touch'larda iOS 4.1 kullanan cihazlarda destekleniyor. iPad desteğinin de yakında ulaşması bekleniyor.
Usama Bin Ladin Harekatına "Geronimo" İsmini Verdiler !
ABD'nin El Kaide lideri Usame bin Ladin'e yönelik harekatın ismine Son Apache savaşçısı "Geronimo" ismini vermesi Kızılderililer tarafından tepki ile karşılandı.
Fort Sill Apaçi kabilesi başkanı Jeff Houser, ABD Başkanı Barack Obama'ya yazdığı mektupta şöyle dedi:
"Bu ülkede Amerikan yerlisi Kızılderili çocuklarının, tarihteki en kutsal önderlerinden birinin adının, ABD toplumunda binlerce insanı öldürmüş terör örgütü başına (Bin Ladin) kod adı olarak verilmesi gerçeği karşısında ne düşüneceklerini hesap ediniz. ABD Başkanı (Obama), şefkat ve değişim üzerine seçimi kazanarak başkan oldu. Bu, Amerika'nın yerli halkıyla kopukluğunun ve kötü niyetin devam ettiğinin kanıtıdır."
Bugünün Kızılderili şefi Hauser, "Başkan Obama'nın mutlaka özür dilemesi gerekiyor. Bu yapılan, tüm Kızılderili toplumlarına çok acı veren bir hakaret" ifadesini kullandı.
Kızılderili dilinde adı Gohlayeh (Esneyen Adam) olan Geronimo (1829-1909), hem Amerikalılarla hem de 500 yıl Kuzey ve Güney Amerika'da Kızılderilileri katleden İspanyollarla savaştı. Üç çocuğu ve eşi İspanyol askerlerince öldürüldü.
Apaçi Kızılderililerinin torunları, "Geronimo, Bin Ladin gibi terörist değil halk kahramanıdır. Kahramanın adının Bin Ladin için kullanılması, federal hükümetle olan (234 yıllık) acı dolu ilişkilerin olağan devamı" dediler.
Navaho Kızılderilisi olan emekli Deniz Piyadesi Leon Curley, "Obama hükümetinin Bin Ladin operasyonunda yaptığı aslında bizi şaşırtmadı" görüşünü dile getirdi.
ABD Senatosu Kızılderili kurulu başdanışmanı Loretta Tuell ise "Kızılderililerin en büyük kahramanlarından birinin adının, ABD'nin en nefret edilen düşmanına verilmesi üzerine ortaya çıkan kaygılar incelenecektir" açıklamasında bulundu.
Onangada Kızılderili Şefleri Kurulu, "Bu yapılan, dünyada iyi bilinen bir adla (Geronimo), Kızılderililer aleyhine basmakalıp düşünceleri hatırlatmaktan başka bir şey değildir. Genelkurmay bunu iyi biliyor olmalıydı" dedi.
California Morning Star Gali ve Navaho Ulusu Başkanı Ben Shelly ile ABD Kızılderilileri Ulusal Kurulu Başkanı Jefferson Keel de Kızılderililerin Amerikan ordusuna hizmet ederken canlarını yitirdiklerini hatırlattılar. Açıklamada, aslında operasyonun genel adının Geronimo, Bin Ladin'in kod adının da "Jackpot: Büyük İkramiye" olduğu belirtilerek, bunun düzeltilmesi ve ileride Kızılderililer için daha çok olumsuz kavramlar çıkarılmaması gerektiği bildirildi.
Basında yer alan haberlerde, operasyondaki Amerikan güçlerinin Bin Ladin'in ölümünü bildirirken, "Geronimo EKIA (Enemy Killed in Action: Düşman Harekatta Öldürüldü)" ifadesini kullandığı yer almıştı.
Associated Press ve Reuters ajanslarına göre ABD Savunma Bakanlığı, "Geronimo" koduyla ilgili olarak, "Kod rastgele seçiliyor" demekle yetindi ve milyarlarca isim arasından niye bunun seçildiği üzerine başka bir açıklamada bulunmadı.
Bazı yorumcular, Bin Ladin'e "Geronimo" denmesinin, 11 Eylül 2001'den beri 10 yıl süren kaçma yeteneğinden ötürü olduğunu belirtiyorlar.
Oturan Boğa'nın İzinde / 26 Mart Cumartesi 20:45 TRT 1'de !
Çıkış Tarihi : 26 Mart 2011
Tür : Belgesel
Açıklama
Yönetmen-Yapımcı : Ece Soydam
Görüntü Yönetmeni : Erol Yazıcı
Kurgu : Fatma Külük
Seslendiren : Tomris Çetinel
Metin Yazarı : Ece Soydam
Konu Özeti
21. yüzyılda yaşayan Kızılderililer… Kuzey Amerika’nın yerli halklarından biri olan, Siyular olarak da bilinen Lakotalar… Oturan Boğa, Çılgın At, Kızıl Bulut gibi büyük liderlerin torunları…
Çoğu kişinin yalnızca çizgi romanlar ve kovboy filmlerinden tanıdığı, tümüyle geçmişte kaldığı düşünülen Kızılderililer, bugün nasıl yaşıyor?
“Oturan Boğa’nın İzinde” belgeseli, Oturan Boğa’nın yaşamından çok, onun torunlarının, kültürlerini yaşatmaya çalışan Lakotalar’ın günümüzdeki öyküsünü anlatıyor. Atlı Kızılderililer yerine motosikletli Kızılderililer, çadır yerine evler, dumanla haberleşme yerine cep telefonları, radyo ve televizyon kanalları…
Bugünün dünyasına ayak uydururken kendi kimliklerini de korumaya çalışan Lakotalar, yaşadıkları tüm acılara ve güçlüklere karşın halen ayakta, atalarıyla gurur duyan, mizah güçlerini koruyan, doğayla olan bağlarını koparmamış, son derece canlı ve renkli bir kültür olarak var olmayı sürdürüyor.
“Dünyanın sizin hakkınızda ne bilmesini isterdiniz?” sorusuna, “Hayatta olduğumuzu!” diyerek yanıt veriyorlar.
Çekimleri ABD’nin Kuzey ve Güney Dakota eyaletlerinde gerçekleştirilen belgesel, tek bölüm ve 70 dakika olarak hazırlandı.
“Oturan Boğa’nın İzinde” belgeseli, 26 Mart Cumartesi, saat 20:45’te TRT-1’de.
Türk Hava Yolları (THY), uzun süredir beklenen Washington-İstanbul direkt uçuşunun ilk yolcuları arasında yer alan 17 Kızılderili şefi İstanbul'a geldi.
İbrahim YILDIZ
İSTANBUL - THY’nin bu ilk tarifeli seferinde 17 Kızılderili şefin yanı sıra, Washington Büyükelçimiz Namık Tan, bazı ABD Temsilciler Meclisi üyeleri de yer aldı. Apaçilerin, Mohikanların da bulunduğu 17 Kızılderili şefi sempatik tavırları ile dikkat çekti. Kızılderili şefleri Türkiye’nin tarihini ve kültürünü çok merak ettiklerini ve bu geziden sonra burada yaşadıklarını çocuklarına anlatacaklarını söylediler.
Washington-İstanbul direkt uçuşların uzun süredir beklendiğini belirten Amerikan Temsilciler Meclisi üyesi Williams Delahunt, “Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkiler Kore Savaşı’ndan bu zamana kadar giderek güçleniyor. Bu sefer, bu ilişkilerin daha çok güçlenmesine katkıda bulunacak. Bu seferle birlikte insani temaslar artacak ve ekonomik ilişkilerin güçlenmesini sağlanacak” dedi.
BÜYÜKELÇİ NAMIK TAN EŞLİK ETTİ
İlk seferde Amerikalı Temsilciler Meclisi Üyeleri ve diğer konuklara Türkiye Washington Büyükelçisi Namık Tan eşlik etti. Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Namık Tan, “Bu, Amerika ile Türkiye ilişkilerini daha da öteye götürecek bir adım. Washington’a THY, Genel Müdürü Temel Kotil ve beraberindeki heyetle geldi ve güzel bir karşılama yaptık. Washington Dulles Havalimanı’nda bir açılış kurdalesi kestik. Buraya gelişimiz 8 saat 15 dakika sürdü ve rahat bir yolculuk yaptık” diye konuştu.
Washington’un ABD’nin siyasi kalbinin attığı yer olduğunu hatırlatan Tan, “Bizler her ne kadar siyasi görüşmelerimiz New York ve Chicago ile bağlantılı olsa bile siyasi güçlerin bulunduğu Washington’da böyle bir seferin olması ilişkileri güçlendirecek. Bu sefer iki ülke arasındaki bilgi açığını kapatacak. Birçok kişi Türkiye’den gelirken daha çok New York’u tercih ediyordu. Ama şimdi siyasilerimiz Washington’a gelip oradaki siyasi muhataplarıyla görüşme yapma imkanı bulacak. Ayrıca Washington civarında geniş bir Türk toplumu var. Onlar içinde bu sefer güzel bir olay oldu” dedi.
TÜRK KÜLTÜRÜNÜ MERAK EDİYORLAR
Uçağın diğer yolcuları ise Kızılderili şefleri oldu. Sempatik tavırları ile dikkat çeken Kızıldereli şefleri Türkiye’de olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söylediler. Türkiye’ye ilk defa geldiğini belirten Washington’da bulunan Yakama kabilesi lideri Patricia Whitefoot “Türkiye’ye ilk gelişim bu yüzden heyecanlı ve mutluyum. Sizin kültürünüzü ve dilinizi yakından görme fırsatımız olacak. Türklerin tarihi, dili ve kültürü hakkında öğrendiklerimizi Amerika’ya döndüğümüzde çocuklarımıza burada gördüklerimizi anlatacağız. Bu ziyaretten sonra iki toplum arasında ilişkiler daha da gelişecek ve daha güzel olacak” diye konuştu.
ABD’Lİ ÜYLER BAŞBAKAN ERDOĞAN İLE GÖRÜŞECEK
Amerikan Temsilciler Meclisi Üyeleri Jim Sensenbrenner (Wisconsin), Jim Moran (Virginia), Jean Schmidt (Ohio) ve Williams Delahunt (Massachusetts) daha sonra İstanbul’dan Ankara’ya geçtiler. Ankara’ya geçen üyeler yarın TOBB ve Washington merkezli Franklin Center’ın ortaklaşa düzenlediği, Türk dış politikasının ele alınacağı bir konferansa katılacak. Ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri yetkilileri ile bir araya gelecek.
KIZILDERİLİLER, DAVUTOĞLU İLE GÖRÜŞECEK
Türkiye’ye gelen 17 kabilenin lideri İstanbul’a Türk Hava Yolları’nın hazırlığı program kapsamında İstanbul’da kalacak. Türkiye ile Amerika arasındaki ticaretin artırılması için Türk Amerikan Koalisyonu tarafından organize edilen Yerli Amerikalılar Ticaret İşbirliği Gezisi’nde, Kızılderili liderleri Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan Türkiye İhracat Meclisi temsilcileri ve Türk iş dünyasından pek çok isimle görüşecek.
Polis Sağır Kızılderiliyi Öldürdü Olayın Üstü Örtüldü
Seattle sokaklarında odunlara resimler yapan heykeltraş polis tarafından öldürüldü.
50 yaşında olan sağır Kanada'da Büyük Okyanus sahilinde bulunan NuÇah-Nulth kızılderilisi adam polis tarafından öldürülmüş. Şef Seattle Kızılderili Klübünün de üyesi olduğu tespit edilen adamın öldürülme nedeni ve sonrasında gelişen olaylar ise düşündürücü..
Seattle'da yol kenarlarında veya parklarda elindeki odunu oyarak resimler yapan yaşlı adamı gören birisi bıçaklı olduğunu söyleyerek şikayet etmiş. Seattle polisi yaşlı adama bıçağı bırakması için uyardığında sağır olduğu için duymayan ve elindeki bıçağı bırakmayan yaşlı adam vurularak öldürülmüş ve bir kızılderilinin hayatı basit bir şekilde son bulmuş oldu. Olayın arından Şef Seattle Kızılderili Klübünden başka hiç kimse olayın peşine düşmedi. Ne ABD ne de Seattle valiliği olayı araştırdı. Sessiz sedasız gömülen yaşlı adam için İnsan Hakları nerede soruyoruz ?
Tekirdağ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen, Ateş dansı, Kızılderili müzik ve dans gösterisi Barış ve Özgürlük Parkı'nda gerçekleştirildi.
Tekirdağlıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Kızılderili Dans Gösterisi grubu, müzikleri ve danslarıyla izleyenleri büyüledi. Ayrıca ateş dansı gösterisi de izleyenlerden büyük alkış aldı. Kültürel etkinliklerin tüm hızıyla devam edeceğini belirten Kültür ve Sosyal İşlerden Sorumlu Tekirdağ Belediye Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Rüya Yılmaz, "Kızılderili dans ve müzik gösteri grubu bize muhteşem bir gösteri sundu. Tekirdağ'da şimdiye kadar görülmemiş bir gösteriydi. Etkinliğe katılan tüm
vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Başka etkinliklerle yine halkımızla buluşmaya devam edeceğiz" dedi. Gösteriyi Belediye Başkanvekili Ali Kılıç da izledi.
ABD'li senatör Brownback, 2009'da imzalanan özür yasasını kabile temsilcilerine resmi törende okudu
ABD'nin başkenti Washington'daki Kongre Mezarlığı'nda düzenlenen ve beş yerli kabile temsilcisinin de hazır bulunduğu resmi özür töreninde, Kansas'tan Cumhuriyetçi Senatör Sam Brownback yerlilerden özür dilemek için çıkarılan yasayı okudu. Yasayı 2004'te Brownback hazırlayıp Senato'ya sunmuştu. Cherokee, Choctaw, Muscogee (Creek), Pawnee ve Sisseton Wahpeton Oyate kabilelerinin temsilcilerinin katıldığı törende Cherokee Şefi Chad Smith, böyle özür dilenmesini talep etmediklerini ancak özürün kabul edildiğini söyledi. Smith, "Özür dilemek zordur ama bazen de özürü kabul etmek zordur'' diye konuştu. Creek kabilesinin ikinci Şefi Alfred Berryhill ise özürün ''tarihi bir adım'' olduğunu söyledi.
TAZMİNAT HAKKI YOK
Törenin yapıldığı mezarlıkta 12 yerli kabileden toplam 36 kişi yatıyor. Brownback'in, çıkarılması için 2004'ten beri çaba gösterdiği yasa tasarısı, geçen yıl hem Senato'dan hem de Temsilciler Meclisi'nden geçmiş ve ABD Başkanı Barack Obama tarafından aralık ayında imzalanmıştı. Yasada, "yerlilere karşı izlenen ayrımcı politikalar, yetersiz yardımlar ve yasaların tam uygulanmayışı" gibi uygulamalardan dolayı ABD hükümeti yanlışlar yaptığını kabul ediyor. Yasayla ilgili konuşan Amerikalı bazı senatörler, "Yasanın yerlilerin Federal Hükümete karşı ileri sürdüğü toprak ve tazminat gibi iddialarına hak vermediğini, sadece sembolik özür niteliği taşıdığını" vurguladı.
HAYALET DANSINI TEHDİT SAYDILAR
Amerikan güçlerinin yaptığı katliamlardan en bilineni, tarihe 'Yaralı Diz Katliamı' olarak geçen kıyımdır. 1890'da ABD hükümeti yerlilerin yaptığı "Hayalet Dansı"nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir törendi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanıyorlardı. Savaş Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvari alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti. 29 Aralık 1890'da Birleşik Devletler'in beş yüz kişilik 7. Süvari Alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada tam sayıları bilinmeyen yüzlerce Kızılderili öldürülmüştü.
Kanada Kızılderilileri Şehir Hayatını Tercih Ediyor
Merkezi Toronto’da bulunan Environics Institute’ün Kanada genelinde yaşayan Kızılderililer arasında yaptığı araştırma, yerlilerin yüzde 71’inin modern şehir hayatını seçtiklerini ortaya koydu.
Anket, Kızılderililerin yoğun olarak bulunduğu Vancouver, Edmonton, Calgary, Regina, Saskatoon, Thunder Bay, Winnipeg, Toronto, Montreal ve Halifax’da 2,614 Kızılderiliyle yüzyüze yapıldı.
"Eviniz neresi?" sorusunda katılımcıların yüzde 71’i "şehir" seçeneğini tercih ederken, yüzde 61’i şehir hayatı içinde kendi kültürünü kaybetmekten üzülmeyeceğini belirtti.
Katılımcıların yüzde 82’si Kızılderili kimliği taşımayı "büyük şeref" olarak değerlendirirken, yüzde 70’i de Kanadalı olmaktan gurur duyduğunu beyan etti.
Ankette Kızılderililerin şehir hayatını tercih etmelerindeki en önemli ilk 3 neden, eğitim (yüzde 28), ailenin geleceği (yüzde 24) ve kariyer imkanları (yüzde 22) olarak sıralandı.
Ankete, ülke genelindeki 11 Kızılderili örgütü de destek verdi.
ABD Giresun Dernekleri Başkanı Orhan Bayram ile THY'nin tarifeli uçağıyla İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelen aynı kabileden olan Matias Clifton ve Galbraith Sage Ann adlı Kızılderililer, Giresun Federasyonu Başkanı Hasan Turan, Giresun Dernekleri Birliği Başkanı Halil Kütük ve Giresun Yağlıdere Derneği Başkanı Mehmet Ayaz tarafından çiçeklerle karşılandı.
ABD Giresun Dernekleri Başkanı Orhan Bayram, Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, Kızılderililerin ABD'de Giresunluların düzenlediği festivallere her yıl katıldıklarını ifade ederek, bu yıl Feshane'deki etkinliklere davetli olarak geldiklerini kaydetti.
Feshane'deki ''4. Giresun Günleri'' etkinliğine sembolik bir şekilde iki Kızılderili ile katılmayı kararlaştırdıklarını kaydeden Bayram, ''Kızılderililer kendilerini bizim kadar Türk hissediyor. Matias Clifton, Türkler ve Kızılderililer konusunda bir araştırma yapmış. Türkler ile Kızılderililerin benzerlikleri olduğunu söylüyor. Bizi kendilerine çok yakın ve sıcak buluyorlar'' diye konuştu.
Orhan Bayram, bu akşam başlayacak ve üç gün sürecek ''4. Giresun Günleri'' etkinliklerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da davetli olduğunu hatırlatarak, konuk Kızılderililerin Başbakan Erdoğan'a davullar eşliğinde milli danslarını gösterip, şarkılar söyleyeceklerini belirtti.
NEW YAĞLIDERE
Giresun Federasyonu Başkanı Hasan Turan da Giresun'daki derneklerin ortak kararı ile ABD'deki Kızılderilileri Türkiye'ye davet ettiklerini kaydederek, şunları belirtti:
''Giresun'un Yağlıdere ilçesinden çok sayıda kişi ABD'de yaşıyor. Yaşadıkları bölgede yoğun bir nüfusları var. Hatta yaşadıkları yere 'New Yağlıdere' ismini vermişler. Yağlıderelilere ABD tarafından vize kısıtlaması uygulanıyor. Kızılderililer yeryüzünün mazlum bir milleti. Biz de bundan ilham alarak ''Yağlıdereliler ve Kızılderililer Feshane'de buluşuyor' diye bir espri ürettik. Kızılderililer Amerika'nın yerlileri. Tarihte yaşadıkları acıları hepimiz biliyoruz. Bugün acı yaşayan tüm milletler adına Kızılderili kardeşlerimize Giresunlular olarak 'barış ve özgürlük' ödülü vereceğiz. Ağzında fındık dalı olan güvercin figürlü plaketi Kızılderili arkadaşlarımıza vereceğiz.''
Türk tarihi ile ilgili son yıllarda bazı yanlışlar yapıldığını da vurgulayan Turan, ''Herkes kendi işine baksın. Bizim tarihimizde utanıp sıkılacağımız bir şey yok. Dolayısıyla dünyaya 'herkes kendisine bakarsa daha iyi olur' diye bir mesaj göndermek istedik. Bütün yurttaşlarımızı Feshane'ye Kızılderili kardeşlerimizle birlikte olmaya davet ediyoruz'' dedi.
Matias Clifton da yaptığı açıklamada, Türkiye'de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, Feshane'de Başbakan Erdoğan'ın da katılacağı toplantıda gösteri sunacak olmanın heyecanını yaşadıklarını ifade etti.
Geleneksel kıyafetler içindeki Kızılderililer havalimanındaki yolcular ve yakınları tarafından merak ve şaşkınlıkla izlendi.
Kanada Kızılderili Kadınlar Derneği, ülkedeki kayıp Kızılderili kadın sayısının her geçen gün arttığını açıkladı.
Kanada Kızılderili Kadınlar Derneği Başkanı Jeannette Corbiere Lavell, yaptığı açıklamada, 31 Mart 2010 tarihinde 520 olan kayıp sayısının, 21 Nisan 2010 itibariyle 582'ye yükseldiğini söyledi. Kayıp Kızılderili kadın ve genç kızların akıbetini bilmediklerini belirten Başkan Lavell, ''Bu rakama da polis ve hastane kayıtları ile ulaşabildik. Henüz kayıtlara girmemiş kayıplarla bu rakamın daha fazla olduğunu düşünüyoruz'' dedi.
Kayıpların yüzde 70 gibi büyük kısmının şehirlerde olduğuna işaret eden Lavell, lüks hayat özlemi içindeki Kızılderili kadın ve özellikle genç kızların kadın ticareti yapanların eline kolaylıkla düşebildiklerini söyledi. 5 yıl önce başlattıkları Kardeşlik Ruhu (Sisters in Spirit) programı sayesinde, kayıplardan bazılarının ölüm kayıtlarına ulaşabildiklerini belirten Lavell, hastane ya da polis kayıtlarındaki vakalarda köken sorgulaması olmayışının işlerini zorlaştırdığını sözlerine ekledi.
Atalarının dili Cherokee'yi öğrenen kızılderili çocuklarının çoğu, anne-babalarının bu dili çocukluklarında öğrenmediklerinden şikayetçi. Kabile kültürünün korunmasından sorumlu Renissa Walker, dilin Cherokee'ler için çok önemli olduğunu söylüyor. Walker, "Cherokee benim ikinci dilim. Hala öğreniyorum. Dilimizi günlük yaşamda kullanamıyoruz çünkü bu dil, nesilden nesile aktarılmıyor. Cherokee kabilesinin eski yaşantısı, günümüzde kaybolmuş durumda," diye konuşuyor.
Kuzey Carolina'daki Cherokee Kızılderili kabilesinin reisi Michell Hicks, Walker gibi kendisinin de Cherokee dilini yeni öğrendiğini söylüyor. Hicks, "Babam, Cherokee dilini anlıyor ancak az konuşuyor. Ben de ondan öğrendim, hala da öğreniyorum. Konuşmam akıcı değil, ama çok sayıda kelime ve deyim biliyorum," diyor. Hicks, küçük çocuklar için dil kursları açtıklarını anlatıyor. Kuzey Carolina'daki 14 bin Cherokee içinde sadece 300 kişinin dili akıcı konuşabiliyor.
Küçük Kahverengi Şahin adlı kızılderili çocuk ise Cherokee'yi anneannesinden öğrenmiş. Çünkü küçükken anneannesi Cherokee dilini öğreten şarkılar söylemiş. Oysa Cherokee diline aşina olan gençlerin sayısı çok az. Dili akıcı konuşanlar ya 5 yaşın altında, ya da 50 yaşın üzerinde. Bunlardan biri, Walker'ın annesi Myrtle Driver. Driver'a göre Cherokee olmanın en büyük özelliği, dili bilmek. Driver, "Kendi dilimde konuştuğumda sesimin yüreğimden geldiğini hissediyorum. İngilizce'yse beynimden geliyor," diye konuşuyor.
Cherokee, 1825'te, eski bir gümüşçü olan Sequoyah'nın heceleri gösteren işaretler tablosunu geliştirmesinden sonra yazı dili oldu. İngilizce'de 26 harf, Cherokee dilindeyse 85 harf var. Gelecek nesillerin kendi dillerinde bir edebiyat oluşturmalarını isteyen Driver, Charles Frasier'in "Onüç Ay" adlı romanının bazı bölümlerini çevirmiş. Roman, 1838'de Cherokee'lerin nasıl göçe zorlandığını anlatıyor. Driver, "Frasier romanı adeta yaşamış gibi yazmış. Tüm vahşeti gözler önüne seriyor. Cherokee dilini öğrenen çocuklarımız bir gün bu kitabı okuyacak ve adeta anneannelerinin olayları gerçeğe uygun bir şekilde anlattığını hissedecek," diyor. Kabiledeki yaşlılar, dil dersleri sayesinde dillerinin yaşayacağı konusunda iyimser.
ABD, daha iyi hayat şartları için Güney Amerika ülkelerinden bu ülkeye göç eden Kızılderilileri kayıt altına alacak. ABD’deki Kızılderili kabileleriyle birçok sorunu bulunan Washington’un bu yeni girişimine Güney Amerikalı Kızılderililer’in güvenmediği’ kaydedildi.
Amerikan Nüfus Yönetimi (US Census) tarafından yapılan açıklamada, 2010 yılındaki sayımlarda insanlara ‘Beyaz’ ‘Siyah’ seçeneklerine ek olarak ‘Kızılderili’ olarak kayıt olma tercihi verilecek.Özellikle Meksika ya da Orta Amerika ülkelerinden çok sayıda Kızılderili kökenli göçmen her yıl ABD’ye kaçak yollarla geliyor. Ülkedeki milyonlarca göçmeni ilk kez bu yıl nüfus sayımına dahil edecek olan ABD, Orta ve Güney Amerikalı Kızılderili göçmenlere mensup oldukları kabile isimlerini yazmaları için nüfus sayımında ‘Kızılderili’ şıkkına ek bir boş alan bırakacak. Böylece göçmen Kızılderililerin Maya, Mixtec, Mapuche, Nahua, Purepecha başta olmak üzere hangi kabilelere mensup oldukları ortaya çıkacak.
Sonuçları 2011 yılında halka açıklanacak olan nüfus sayımında Kızılderililerin sayısının belirlenmesinin önemine işaret eden Amerikalı yetkililer, hem federal hükümetin hem de eyaletlerin yerel hükümetlerinin Kızılderililerin daha iyi yaşamaları ve eğitim ve sağlık giderleri için parasal kaynak ayırdığını, bu sayımla birlikte ayrılacak kaynak miktarını da artıracaklarını ifade ediyor.
Meksika ve diğer Orta ve Güney Amerika ülkelerinden ABD’ye gelen Kızılderililerin bu ülkedeki mevsimlik tarımsal işçilerin yüzde 17’sini oluşturduğunu belirten yetkililer, bu oranın sadece California eyaletinde yüzde 30’lara vardığını ifade ediyor. Tıpkı ABD’de olduğu gibi, vatandaşı oldukları ülkelerde ayrımcılığa tabi tutulan Kızılderili kabileler ise kendilerini nüfus sayımlarında ‘Kızılderili’ olarak sınıflandırmaktan çekindiklerini belirtiyor.
Kızılderililer ile ilgili her konuda bana yardımcı olan ve hiçbir sorumu yanıtsız bırakmayan manevi annem dediğim Micmac Kızılderilisi Magpie Annecim.. Keşke hayatta olsaydın da hayalim olan bu siteyi açtığımı ve her geçen gün daha da geliştirdiğimi, Kızılderili Kültürünü Türkiye'ye tanıttığımı görebilseydin.. Sen rahat uyu annecim.. Göstermiş olduğun yolda yürüyen biri hala hayatta..